12
Yorum
35
Beğeni
5,0
Puan
240
Okunma
Git Yusuf’um...
Selametle git.
Ardında kalan her kapı,
sana dua ile kapanacak.
Her pencere,
ufkunda beliren ilk gemiyi bekler gibi
gözlerini denize çevirecek.
Bugün elinde yalnızca bir kaptanlık belgesi yok;
alnının teri,
geceler boyu büyüttüğün emek,
ve hayallerin var.
Deniz seni çağırıyor.
Biz ise seni,
Rabbimizin emanetine bırakıyoruz.
Git Yusuf’um...
Dalgalar sert olsun diye korkmuyoruz.
Hüznümüz,
yüzündeki gülümseyi uzun zaman görmeyecek olmamız.
Ama biliyoruz;
her fırtınanın ardında bir liman,
her ayrılığın içinde bir kavuşma saklıdır.
Biz gözümüzü yollardan ayırmayacağız.
Her sefer dönüşünde
kapımız biraz daha erken açılacak.
Her telefon sesinde,
her martı çığlığında,
"Acaba Yusuf mu geliyor?" diye
kalbimiz yeniden çarpacak.
Sen denizlerin kaptanı ol;
biz duaların nöbetçisi.
Sen denizleri bekle,
Bizde seni yavrum.
Ne zaman yeni bir sefere çıksan,
aynı cümleyi
aynı özlemle söyleyeceğiz:
Git Yusuf’um...
Hayırlarla git.
Selametle git.
Rotanı merhamet çizsin,
rüzgârını umut doldursun.
Pusulan şaşmasın,
vicdanın yönünü hiç kaybetmesin.
Allah ayağını taşa,
gemini fırtınaya,
ömrünü pişmanlığa düşürmesin.
Hangi limana varırsan var,
hangi denizi aşarsan aş,
arkanda seni bekleyen
bin avuç özlem,
bin ömür dua,
ve hiç eksilmeyecek bir sevgi olacak.
Bazı yolcular sadece denizlere açılır;
bazıları ise
gittikleri her yere
ailesinin duasını da götürür.
Sen ikinci yolculardan ol Yusuf’um.
Git...
Ufuklar seni beklesin.
Denizler adını hayırla ansın.
Ve biz,
her dönüşünde şükredelim;
her gidişinde yine dimdik durup,
gözlerimiz buğulansa da
aynı duayı haykıralım:
Git Yusuf’um...
Selametle git!
ALİ RIZA COŞKUN
5.0
100% (23)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.