1
Yorum
7
Beğeni
4,5
Puan
237
Okunma

Dönüp duruyorum…
Yine sana geliyorum,
Ey ZAMAN!
Sen ki nice yaraları sarardın,
Nice gözyaşını saklardın,
Şimdi söyle bana…
Neden bana bunu yaparsın?!
İçimde yanan bu ateşi niye görmezsin?!
Yoklukta sevgiye hasretim,
Umudun ucunda bir tebessüm ararım,
Bir sıcak sarılış düşlerim,
Karanlıkta bir ışık gibi seni çağırırım…
Kalbim fısıldar adını sessiz gecelerde,
Oysa sen,
Yine geçip gidersin hiç duymadan!
Ey zaman…
Seninle yarışan yürek miyim ben?
Yoksa kaderin zincirinde tutsak bir gönül mü?
Her saniye bir yara gibi geçiyor içimden,
Her dakika bir özlem,
Her saat bir kayıp…
Ve ben her defasında
Yeniden sana dönüyorum.
Bir yol var önümde,
Sonu sislerle örtülü,
Her adımda senden bir parça düşer,
Her adımda ben biraz daha eksilirim.
Ey zaman,
Sen akarken ben donuyorum,
Sen susarken ben çığlık atıyorum!
Ey hızla ilerleyen zaman!
Ne bir gözyaşı bu kadar yakıcı,
Ne bir hasret bu kadar derin!
Sen geçtikçe soluyor içimde hayat,
Bir yaprak gibi savruluyor anılarım,
Bir nefes gibi tükeniyor umutlarım,
Ve ben hâlâ seni suçluyorum…
Ben yaşama tutkuluyum,
Sen beni yok etmeye kararlı!
Bir oyun bu, biliyorum…
Sen alıyorsun, ben veriyorum,
Sen bitiriyorsun, ben yeniden başlıyorum!
Ama her seferinde kalbim,
Biraz daha kırılıyor, biraz daha susuyor…
Ey zaman…
Bir anlığına dur,
Dur ki yüreğim nefes alsın!
Dur ki gözyaşım düşmeden donsun!
Belki o zaman ben de susarım,
Belki o zaman içimdeki yangın söner…
Ama ne olur zaman,
Bu kez beni unutma!
@NURAL BEKTAŞLI
5.0
50% (1)
4.0
50% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.