2
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
485
Okunma

Acımasız Hayat...
Acımasız hayat,
senin ellerin yokluk kadar soğuk,
her dokunuşunda içimde bir şehir yıkılır.
Yüreğimdeki çocuk hâlâ aç,
hala annesinin dizini arar rüyasında.
Beni büyütmedin,
beni yaralarımla besledin.
Bir lokma ekmekten çok
bir damla merhamete muhtaç bıraktın.
Her gecemde, gölgelerden başka dostum hiç olmadı
Acımasız hayat,
benim kalbim artık kırık dökük bir çan gibi,
çaldıkça acıyı yankılar,
sustukça daha derine gömülür.
Ben susarım
Ve sustukça içimde koca bir mezarlık kurulur
Beni soğuk parke taşlara yatırdın,
gözyaşımı kanla yoğurdun,
umudumu darağacında sallandırdın.
Her gülüşün ardından
bir cenaze sessizliği bıraktın ardında
Acımasız hayat,
artık ne göğe bakabiliyorum
ne de toprağa.
Gökyüzü çok uzak,
topraksa çok yakın…
İkisi arasında boynumda asılı kalmış ha koptu kopacak urgan gibiyim.
Ve sen,
beni yaşamla ölüm arasında ordan oraya sürükleyen cellat,
Benim adım
Yaralı, Yetim, Yorgun ve kırgın artık...
S.k....
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.