0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
121
Okunma

Sonbahar bir ölüm şehriydi
Kırmızı kırmızı yanan koruluklarda
Toplayıp bütün sarhoş şarkıları bir elde
Çürüyen titreyen bir çiçeğin yanıbaşında
Senin göğün selamına
Dupduru bir damla oluşun
Ve yüzün
Güzün suskun selamına bir nebze
Dileyişim ömür kokan yalvarışlarla
Fosfor rengi hayatlar
Efsunlanmış kuytular içinde
Yaz güneşi biriktirdi gelen muştuları
Sarı başakların harman yerinde
Toprağa karışan gencecik sırlarla
Temmuz yer altına inmişti
Artık ağustos böceklerine inat
Papatyalar gibi toplanmıştı yıldızlar
Alınlarda endişe çizgileri veryansın
Eylülün heyecanlı adımları
Yanıbaşında gündoğumunun
Pazar yerine atılmış inci taneleri
Bir ses yağıyor tane tane bulutlardan
Oluvermişti bütün dünya
Yeni gövermiş bir yaprak
Güvercinler geçti menekşelerin ürperişinden
Ve rüzgarlar sustuğunda
İsmin bazen leyla bazen ise aslı
Lügatlerde susan kelimeler içinde kazılı
Ömürler geçtikçe süzülür kanatlarıyla bir serçe
Kuruduğunda kalemlerin yalnız mürekkebi
Aniden beliriverir kalbimden dudağıma
Bir gülün kan rengi yaprağıyla
Yeni bir doğum fısıltıyla adını ünler
Kara bir gözün pınarlarında gizlenmiş
Yılların karanlığını söndüren bir çiğ tanesi..
Eylülde gözlerini bu dünyaya açana..
23 Eylül 2025
5.0
100% (3)