1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
177
Okunma

Yürek Külü
Her dem salınır, kulağa neler fısıldar ağaç yaprakları.
Zümrüdü Anka kuşu gibi arıyorum, vaad edilmiş toprakları.
Kalbini temiz tut, bulaşmasın dünyanın pası, kiri, kubarı.
Zirvelere ulaştıran insanı, ne mülküdür ne de malı.
Bin çiçekten öz toplar da, bir yudum bile bal içmez arı.
Bu yol uzundur, bilirim! Bitmez fırtınası, soğuğu, buzu ve karı.
Cehlin elinde kalmasın insanlık, heba eder onuru, arı.
Solmuş yapraklar gördüm, görmez olaydım, hem de sapsarı.
Bulduysan bulman gerekeni, feda olsun canı, mülkü, varı.
Hiçlik makamına ermek kolay mı sandın?
Bir lahzada bütün geçmişi, tarihi andın.
Sen, bembeyaz cübben, bembeyaz şalın ile yandın…
Ocak mıydın? Tandır mıydın? Ben yürek külü sandım!
Yarasız acıdır! Bilir misin yürek külünü?
İnsanlık üstüne örtsün ipekten iffet tülünü.
Koklasa mest olurdu, Medine’nin gülünü.
Eğir ipini, ser yatağını, doldur cennet yününü.
Gel Murâdî, dertleşelim; dertli, söyleyen olur.
Kâh boşalır, kâh dolar, zikr-i nefs ile solur.
Emri ilahidir, melekler baş koyar da yere.
İblisin kibri bulaşmış, lanet olası “ene”li tere!
Gaflet davul çalsın, İsrafil üflesin sûr.
Yolların ayrımındaki zat der:
“Burası çıkmaz sokak, aman dur!”
Murat Kerem
Not: En sevdiğim şiirim
5.0
100% (1)