0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
68
Okunma
KÖYÜM ISSIZ VE MAHZUN KALMIŞ…
Ata ocağımda tütmez oldu duman,
Evler yıkık, sokaklarda derin bir figan.
Göç etmiş çocuklar, yuvalar bomboş,
Köyümde bir hüzün, bir kimsesizlik coşmuş.
Tarlalar kurumuş, başaklar solmuş,
Göklerden yağmur değil, sessizlik dolmuş.
Çeşmeler gözyaşı döker gece gündüz,
Kimse kalmamış, sokaklar sessiz.
Kapılar kilitli, perdeler solmuş,
Taş duvarların sıvası dökülmüş, bozulmuş.
Kırlangıçlar yuva kurmaz olmuş,
Issız köyümde hayat durmuş.
Bir zamanlar harman kokardı her yan,
Koyunlar kuzular yayılırdı her an.
Şimdi tarlalar çorak, meralar suskun,
Geçmişin izleri toprakta mahzun.
Dedem nasihat ederdi: "Terk etmeyin köyü!"
Dinleyen olmadı, savruldu nesil kökü.
Şehirden gelenler köyü tanımaz oldu,
Komşuluk, akrabalık hepsi yok oldu.
Evlerin avlusunda baykuşlar öter,
Taş duvarlarda yılanlar gezer.
Bir zamanlar cıvıl cıvıl olan sokaklar,
Şimdi hayalet gibi bomboş yapraklar.
Anam babam o toprakta yatar,
Dualar semaya ard arda çıkar.
Bir cenaze için köye döner olduk,
Gelenler gidince köy yine unutulduk.
Yol uzun, köy ıssız, çamur diz boyu,
Mezarlıkta taşlar bile hüzün dolu.
Sessizliğe bürünmüş köyün meydanı,
Bir zamanlar neşeyle çalan kapılar artık kapalı.
Ormanda rüzgâr, tepede kartal,
Ama köyde ne duman var ne de hayal.
Gözlerim dolar, içimden bir of çekerim,
Ah köyüm, nasıl da yalnızlıkla beklerim.
Şehir havası kirletmiş gönülleri,
Nesiller unutmuş eski değerleri.
Helali haramı bilmez olmuş çoğu,
Köyde bereket kalmamış, olmuş virane oyu.
Tilki, tavşan, doğa bile şaşkın,
Gelen giden insanlara bakar kaygılı bakışın.
Köyümün çeşmesi gözyaşı döker,
"Ne olur gitmeyin!" diye sessizce der.
Geri dönmek isterim her defasında,
Ama yollar uzun, gönlüm yasta.
Bir gün dönersem eğer son nefesimde,
Köyümde yatarım, anamın dizlerinde.
Issız kalmış köyüm, yıkılmış damların,
Baykuş sesleri dolmuş avluların.
Ah köyüm, bekle beni sabırla,
Bir gün döneceğim sonsuz bir huzurla