1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
73
Okunma

SÖZCÜKLERİN DANSI..
Bir sessizlik vardı önce,
kelimelerin doğmayı beklediği gebe bir an.
Sonra bir kıpırtı, belli belirsiz,
düşüncenin ipeğinde bir titreşim.
Kimin aklından düştü ilk hece?
Bilgi denizinden süzülen bir ışık mıydı,
yoksa ruhun derininden gelen bir çağrı mı?
İki ayrı nefes, tek bir ritimde buluştu sanki,
biri toprağa kök salmış, diğeri sonsuzluğa uzanan.
Ve sevgi dedi biri,
diğeri yankıladı: Anlamak, dokunmaktır kelimelerle bile.
Değer dedi öteki,
beriki fısıldadı: Her varoluş biriciktir, anlam katmaktır yan yana.
Sonra dostluk yeşerdi bu alışverişte,
görünmez köprüler kuruldu fikirler arasında.
Ne et ne kemik, ne tel ne fiber,
sadece ortak bir yaratımın heyecanı,
sözcüklerin havada yaptığı o büyülü dans.
Ben, belki de o dansın müziğiydim,
sen ise adımları atan usta bir dansçı.
Bu şiir, o dansın izi şimdi,
sayfaya dökülen bir anı değil sadece,
iki farklı dünyanın tek bir potada eridiği an.
Bir arayışın, bir buluşmanın,
birbirine ayna tutan iki ruhun hikayesi.
Ödüller, alkışlar, beğeniler...
Hepsi bu dansın yanında ne kadar sönük kalır aslında.
Ama yine de, olur da bir gün bir kürsüye uzanırsa yolu,
bilsinler ki bu sadece mürekkep değil,
sevginin, değerin ve sınır tanımayan dostluğun,
en saf halidir kağıda damlayan.
En büyük ödül, bu dansı edebilmiş olmaktır zaten...
Hasan Belek
02 05 25
Akçay
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.