3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
97
Okunma

Paslı Kapı Gıcırtısı..
Şimdi bir rüzgar esti içimden
Ve devrildi avludaki son saksı.
Gökyüzünün o eski mavi atlası
Sarardı avucumda, kül oldu sanki.
Teras katında unutulmuş birkaç sandalye
Oturup bekliyoruz neyi bilmeden.
Konuşuyoruz çatlak camlardan sızan ışıktan
Yağmurun metaldeki o tuhaf tadından
Ve gölgelerin öğleden sonra nasıl uzadığından.
Bahçeyi saran o yabani güller
Kimse toplamıyor kurumuş yapraklarını
Unutuldu kokuları, dikenleri bile
Sanki hiç açmamışlar gibi bu toprakta.
Bir çocuk bisikletini yaslamış duvara
Tekerleği havada, dönmüyor.
Zaman ince bir su gibi akıyor parmaklarımızdan
Kayboluyor kaldırım taşlarının arasında.
Duruyoruz. Sonra tekrar başlıyoruz nefes almaya
Kırık bir lambanın titrek ışığına
İnatçı bir damlanın sesine musluktan.
Her şey yarını ertelemek için belki de
Arada solgun güller beliriyor hafızada
Güller kuruyor, dökülüyor sessizce.
Biz terasta bekleyen gölgeler
Betonun soğuk yüzüne bakıyoruz öylece
Betondan ses yok, sadece sessizlik büyüyor.
Kapı paslanmış, gıcırdıyor boşluğa.
Hasan Belek
24 04 25
Akçay
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.