1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
74
Okunma

Solgun Veda..
Terk edilmiş rıhtımlarda aradım izini,
dalgaların kıyıya vurduğu kırık dökük anılarla.
Bir vedanın yükü, tek omuzda taşınmazmış inan,
senden miras kalan bu sessiz limanda demirledim ben, umutsuzca.
Paslanmış bir kapı gıcırtısı oldum gecelerde,
duvarlara sinmiş yokluğunun soğuk nefesiyle ürperdim.
Hiç gönderilmemiş mektupların sararmış zarflarında adın gizli,
gözlerimi yumsam,
geçmiş, avucumdan kayan bir avuç deniz suyu gibi sızıyordu, acımasızca.
Kimi ruhlar vardır, yıldızlara uzanır, parlar aydınlıkta,
kimi ruhlar vardır, kendi gölgesine sığınır, kararır kuytularda.
Yüreğime dokunma, ne olur,
orada hâlâ bir "umut" kırıntısı durur, incecik ve titrek, sonbahar dalı gibi,
ve senin sıcaklığın çoktan buz kesti buralarda, çok eski, ulaşılamaz.
Bir hayali yaşatmakla, bir gerçeği öldürmek arasında incecik bir çizgi var,
ben, o çizgide yürüdüm, yalınayak, dikenlerin üzerinde, kanayarak.
Yağmurun camdaki tıpırtısında, yalnızlığın bestesiyle,
sönen bir lambanın isli camında, çaresizliğin resmiyle,
bir "neden" sorusunda düğümlenen hıçkırıkta, dilsiz ve ağır, tanımsız bir kederle.
Anlayamazsın sen, çünkü fısıltılarım değil, suskunluğum haykırdı, en derinden.
Bir gün yolun düşer de aynı sokaktan geçersen, o tanıdık sızı,
içine işlesin benimle soluduğun bu kimsesizlik, ve dipsiz ve keskin, bir ömür gibi.
Çünkü aşk, bazı kalplerde güneşi doğurmaz artık, geceye hapseder.
Bazı kalplerde mevsimler bile şaşar, öylece donar, kırılgan bir buz gibi.
Ve bazı bakışlar, sonsuz bir boşluğa açılır, cevapsız bir soru gibi, hiç kapanmayan.
Şimdi beni sil aklından, anılarda solan bir resim gibi, zamanın tozlu rafında, sonsuz bir uykuya...
Hasan Belek
21 04 25
Akçay
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.