24
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2512
Okunma

bir şey de yemez içmezdim ama
anlamazdım da hiç
nasıl geçer zaman,
açlık değildi ki derdim;
ben seni ekmek gibi yer, su gibi içerdim,
sonra da gözlerimden
nisan’da yağmur olur düşerdin
kalemin yaprağı çiçeklenir
açan güle şiir derdim...
sevgiyle beslerdin şiiri sen
mutlu bir yuvamız vardı
fakat evliliğimiz hayâli
ihracaat serbest kaldıkça
kodeste bayram (!)
bahaneler arardık, yalanı sahici yapmak için;
kâlp sandığı sandık(?)
kafesinde göğsümün
sen ve ben iki büyük lider
açık farkla herkesten önde gider
her seçimin galibiydik;
dünya yıkılsa biz iktidardık ...
neydi sırrı seçimin
sorsalar bize
vallahi bilemezdik
sağır, dilsiz, jest mimik
el yüz, kaş göz derken, baş göz olur giderdik...
hayâllerimin ekranında
işitme özürlü biri için spikerdi sanki sevgilim,
ama dünyalı değildi
tele uzaydan gelmişti, hayâli ay kadar şirin...
ne zaman ki harbiden acıktı
çanak anten çıktı, ipi kırdı sevgilim
kablo yayın devre dışı
sona erdi şiirle mutlu evliliğim...
dört yıldır ayrılıkla iç içeyiz
kâlp sandığı sandık / içi çeyiz (?)
bastı yine efkâr içeceğiz
iç içme, iç içme;
boş ver, gel bu gece içeceğiz
öyle arada bir işte bir iki saat
içmeden seninle
dağıtacağız iyice rahat rahat (!)
dağıtalım bu gece, içelim gel anasını sat
...
babası duymasın, kız ellere uymasın
sevenleri benim gibi Allah yalnız koymasın !
Şaban AKTAŞ
10.04.2000
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.