7
Yorum
43
Beğeni
5,0
Puan
644
Okunma
Bir gövde
kendi sesine sığınmış
duvarların bile unuttuğu bir odada
zamanla cilalanmış bir suskunluk
damla damla içe
bir ağırlık gibi
çöker
Avuçlarında büyüyen kayın
köklerini toprağa değil
karanlığın kıvrımlarına salar
Her gece
gömleğini bir dua gibi katlar
terk edilişin buruşuk hatırasına
Gün
içinden geçip giden bir fısıltıdır yalnız
ışık
pencereye düşmeden kararır
Elinde eğirdiği düşler
karanlıkta çözülür
bir ana rahminden çok
karanlığın kendisi olur
Dil
içine gizlenen bir ırmak olur
konuşmaz
ama gözler
çözülen bir mektup gibi
kendini dışarıya bırakır
Bir ömre sığmayan tatlar
damağın kenarında
bir unutuluş gibi soluklanır
ve karanlıkta diz çöken yalnızlık
hiç sormaz ismini
Gecenin bir noktasında
zaman dizilir duvarlara
sen
kendi içinden geçerek
bir başka boyutta yankılanırsın
Bazen
büyümek
bir kayının
kendini
kendi gövdesinde unutmasıdır
Hatice GÜZEN
5.0
100% (14)