2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
207
Okunma

Aşık oynadın mı kara toprakta.
Ellerin çatlayıp, kanadı mı hiç.
Hasırdan örülen o sert yatakta.
Yanların sızlayıp, ağırdı mı hiç.
İs ve duman kokan tandır başında.
Ne lezzet tatmıştık, ayran aşında.
Ayak sallayarak köz ataşında.
Güneş gibi ciğer kavurdun mu hiç.
Güneş karşısında Kotan düzünde.
Tırpan salladın mı terler yüzünde.
Ramazan pınar’ın kalıp özünde.
İftarda bir bardak devirdin mi hiç.
Yatağa doluşup hayaller kurup.
Bilmece bilmece sorular sorup.
Bir fırtına ile dört yan savrulup.
Sesini dağlara duyurdun mu hiç.
Özgürce koştun mu karlı dağlarda.
Onbeşlik, yirmilik körpe çağlarda.
Soğuktan titreyip o sığ sularda.
Alabalık görüp bağırdın mı hiç.
Kır küheylan ile dört nal koşturup.
Arpa, saman ile her gün coşturup.
Gençlerle birlikte bir ekip kurup.
Türküler, şarkılar çağırdın mı hiç.
Nasıl bileceksin zevk ne sefa ne.
Karlı, dağdan binip, kızak, leğene.
Oğlağın tüyünden yün eldivenle.
Kara kalpak takıp, kurundun mu hiç.
Dadaşım, o günler ne güzel gündü.
Her çekilen çile sanki düğündü.
Hayat çabuk geçti kara göründü.
Hayalden, hayata yerindin mi hiç.
10.04.2025 Muammer KARS
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.