5
Yorum
37
Beğeni
5,0
Puan
1438
Okunma
Biri sizi size hatırlatır.
Ene zalik.
uzak kocaman bir şimdiyi zorluyor dilim
insan kendi nefsini eliyle tutuşturup onlara
isyan ve nisyan arası
bu pişman vakitler zamana çakılan mühür
sıfır noktasında durdum
bir hiç’i zor da olsa ikna
taa Habil ve Kabil’den beri
hep bir sorgulama ömür dediğimiz
sonra sonra sonraları bitirmeden
ölümü alnından öpüyoruz ya, sonsuz vuslat sanıp
fani dünya kaç kez daha başını okşayıp yeniden
alnından öpüp birazdan öldüreceğiz
fersah fersah evvele bırak aşı tutsun
sen bilirsin demekle bilinmiyor hâl
zamanın sihrinden midir
ne güzelsin. yazılmış alnında parlayan kader
kederinden öfkesi yıkanmış
pek çok çağdan siyah beyaz bazen flu geçiyorum
üstünde eski zaman toprağı
aklı kalır, incindiği yerde biriken gölgeli sular
soğuk duş etkisi bakışındaki durak
bilinmezi evirip çevirip akbulutlardan pamuk şeker
hangi çocuk ruhundan bu kırmızı ruj
uzaklardan getirsin o ölümlüyü
bu savaşarak ölmek değil
yeniden başlasın eskiyen darmadağın
kadın hissiz dudaklarında yenmiş tırnak
diyemez dilinde kırk kilitle bu sahra sancısı
kum fırtınasında serap
anahtarın dili olsa
sen bilseydin batıldan sonra babilden önce
mavera emirlerden nehirlere taş yazıtlar umut taşır hüzün ordusu gagasında taş. ebabil bekler kırdığımız kalbi
ardında iz kalsın diye bıraktığı tövbe taşları
başka bir ayak başka bir el ile visal
diye söze misafir
şimdi sen söyledin ya eski sen niye kayıp yeni
senden olursa bir sen
diyecek misin ki " ben oyum"
eskisebile
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.