3
Yorum
24
Beğeni
5,0
Puan
186
Okunma
YOL VE YOLCU
Ben yorgun mısraların bitkin düşmüş şairi
Hep tehire uğramış mektubun hamalıyım
Aşkın sırrına matuf en mümtaz mefahiri
Yaşanmış hikâyenin mahfuzu gül dalıyım
Menafimin yekünü kül ve kor karışımı
Kulluğun bercestesi, garibe- i hilkatim
Nefsimle başlamışım mukaddes yarışımı
Şevkim, hızzım artıyor, tükendikçe takatim
Ufukta görünüyor yeni bir yolun ucu
Ne rüya ne hakikat, ruhumda bastı zaman
En uzak mesafeler, âhâ, başımın ucu
Yola çıkma merakı bana vermiyor aman
Bu yolun telaşesi uhdemde canlı durur
Amade yolcusuyum, o bilindik diyarın
Emri Hakk vaki olsa biri ensemden vurur
Galiba yakınlaştı, gelmez sanılan yarın
Hayat dört çeyrek imiş, evvelinden ahire
Biri sefahat imiş, biri aşk biri rüya
Dördüncüsü hakikat çıkmasa da zahir e
Firakı hicretime; öldü, denecek güya
...............31.03.2025............
Tehir : erteleme
Matuf : bir yüne eğilmiş, yüneltilmiş
Mahfuz : saklanmış, korunmuş, korunan, saklı
Menafi : menfaatli, yararlar, menfaatler, faydalar
Mefahir : iftihar edilecek, öğünülecek şeyler
Bastı zaman : az zamanda çok uzun bir zaman yaşamış olmak
5.0
100% (6)