0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
224
Okunma
Öyle bir an gelir ki,
Kelimeler durur,
Diller kurur,lâlla vurulur,
Gözyaşları sel olup kurur.
Dünya dönmekten vazgeçip yorulur,
Feryatları, avazları ve çığlıkları,
Kimse duymaz olur.
Ses telleri boğazdan düğümlenir.
İşte o an gemi,
Limandan,sadece bir nokta olarak görülür.
Öyle bir an gelir ki,
İnsan anne rahmine düştüğüne pişman olunur.
Duygular, karmakarışık olup başa vurur.
Ruh ve beden birden durur.
Akrep, yelkovanı dinlemez olur.
Sistemler tersine çalışıp beyne vurur.
İşte o an gemiye,
Biçare son bakışlar tutulur.
Öyle bir an gelir ki,
Tren vagonları yürütmez olur,
Varmak istediği yere, varılmaz olur.
Dil ne kadar çevrilse de hükümsüz kalır.
Her şey o an anlamsız durur.
Çünkü o an gemi,
Başka limana demir atmış olur.
Öyle bir an gelir ki,
Yaşanılanlar bir bakışta yok olup gider.
Maziye dair her şey silinipde biter,
İmkansız olduğunu bile bile ,
Eller uzatılıp tutulmak ister.
İşte o an ayrılık canları,
Çoktan kulakları tiz eder.
Öyle bir an gelir ki,
En zor an olarak yaşanır.
Yaratılana yalvarcasına sorulur.
’’Neden benden önce aldın?
Bana bunu reva gördün?’’
İşte o an gemi,
Asıl limandan demir alır.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.