9
Yorum
58
Beğeni
5,0
Puan
715
Okunma

Bir göz açıp kapatmak gibi geçerken zaman
At üstünde iğneye iplik takmaktır hayat.
Dünyaya geldiğin gün, ömrün yarısı tamam
İki nefes arası, yenen ekmektir hayat.
Sultan Süleyman gitti, tacı tahtı bırakıp
Kalan varsa gösterin, dünyaya kazık çakıp
En sevdiğin ölürken, bîçare gözle bakıp
Acizliğini bilip, sabır çekmektir hayat.
Âlemde bir zerresin, umman’a bırakılmış
Düştüğü an kaderin oltasına takılmış
Nefsiyle güreş tutmuş, Azrail’e yıkılmış
Gönüllere taht kurup, gözden akmaktır hayat.
Ölüm ebed kapısı, dünya önünde perde
Bilinmez son randevu, hangi saatte, nerde
Yüreğine zor gelen her acı her keder de
Her adımda geriye dönüp bakmaktır hayat.
Emekleyip yürürsün, yolun başlangıcında
Gençlik yel gibi geçer, akıl ipin ucunda
İyiliklerin kalır elinde, avucunda
Elinde iki baston, yokuş çıkmaktır hayat.
Bir zaman yükselirsin, makam, mevki, şan senin
Yarınların garanti, ebedî bu can senin
Ansızın çalar kapın; Gel, ömrün tamam senin!
Üst üste yığdığını, vurup yıkmaktır hayat.
Nûrfânî’yim yaşamak, sınavdır baştan başa
Kaderde olan, kul’a yetişir koşa koşa
Mevsimler geçer bir bir, gelir dayanır kışa
Her yağmur sonrasında toprak kokmaktır hayat.
Nuriye Akyol
2/2/2025
Görsel alıntıdır.
5.0
97% (30)
4.0
3% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.