0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
222
Okunma
--------------------------------------------------------
Hayır, şair yanlış söyledi
Aşk nedir, güzel sevdiğim?
Gerçi ne bileceksin sen,
Bilseydin bu denli kor olur muyduk?
--------------------------------------------------------
Tenin aklıma geldikçe zelzeleler kopar aklımda.
Yaz gelsin farklı, kış gelsin farklı olan cildin
Beni benden nasıl olur da koparırdı?
Halbuki bir robot değil miydim sence?
--------------------------------------------------------
Şair tekrar yalan söyledi.
Sevda nedir, gönül "Bahçem"?
İşte onu bir tek ben bilirim,
Ne denli çıkılmaz kuyu olduğunu.
--------------------------------------------------------
Ben Yusuf olup da o kuyulardan çıkamazken
Senin ne haddine kalbime gelip taht kurman?
Arap "Bahçelerinden" farksız güzelliğinle,
Doldururken o kuyuyu bir yandan kanlar ile.
--------------------------------------------------------
Ben sana ulaşmaya çalışırken ne kanatlar yaktım.
Bir baktım ki sen bana geliyorsun.
Ses etmedim, suskun kaldım,
Kimse anlamasın delirdiğimi amma aklısızca
--------------------------------------------------------
Sorarlar bana nereden ediye bu,
Ayn-ı hüzünle mest olmuş surlar.
Diyemem ki bana "Bahçelerden" hediye,
Şifası içinde olduğu halde.
--------------------------------------------------------
Bir de isminin anlamını bilsen, sevdiğim.
O zaman bir daha okusan bu yazdıklarımı.
Ne dersin, sana kul olmuş gönlüme?
Belki sararsın yaralarımı "Bahçelerinde".
--------------------------------------------------------
Sen bana yüz döndükten sonra gelip de sordu:
"İyi misin, ulaştı mı Zafere?" diye.
Nasıl iyi olayım, "Kumandan"? Kardeş, ben ben miyim ki?
Kendim olmuşumdur şu anda belki.
--------------------------------------------------------
Bıraksan da senin sûfîn olsam,
Belki o zaman rindhane gönlüm düzeliverir.
Sen bana gönlünü vermedikten sonra,
Azametinden büyük güzelliğin zannımda siliniverir.
--------------------------------------------------------
Şu gönce gönlün bir çiçek açsa,
Belki o zaman açılıverir ağzının "fermuarı".
Nefse yenik düşmekten korkan şu hayatımda,
Bir hüsn’e ecel eder giderim Mâbuduma.
--------------------------------------------------------
Sen burada tırnakları düşünedur, sevdiğim,
Ben "Kumandan" ve "Velespitli"yi
Yanıma almış uzaklara giderim.
Belki Kaf dağından geçer yolumuz,
Belki de evinin bizzat önünden.
--------------------------------------------------------
Belki de "Bahçeler"in sahibi vardır diyemedim.
Gönlümdeki saltanatına buraya kadar diyemedim.
Şeb vakti erken gidemezsin aklımdan,
Bir türlü bu zelzeleye aklımda dur diyemedim.
-------------------------------------------------------
Hikmet-i Rab gelse de çözse şu aklı-gönül bağımı.
Bak, kelimeler raks ederken şu âciz kâğıdıma,
Aynı Mey-i Lal gibi dupduru olsa şu ruhum,
Belki o zaman nefse yenik düşmekten korunurum.
--------------------------------------------------------
Gerçi sen olmadıktan sonra bu nefsi neyleyeyim.
Yoksa bu ruhumu sensizlikle mi körelteyim?
Kör olsun, körelmesin de neyleyeyim?
Varmadan daha on dokuzuna o güzellik,
Ben uğruna ölmeyeyim de neyleyeyim?
--------------------------------------------------------
Sen dün bana gece şairi dedin.
Dedin demesine ama Yahya Kemal gibi dedin.
Yahya Kemal’in senin gibi bir "em"i var mı, denedin?
Olsun sevdiğim, ben de saklarım bunu, diyemedim.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.