0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
405
Okunma
Bir pazar günü cellâtların en büyüğü kalbime kurban etmiş
Öpüşmeyi öğretiyorum
Birçok hemcinsimin dilinden hiç düşmeyen
Bu tuhaf adama
Onun mavi çizgili gömleği üstümde
ve Onun kolları belime dolanmış
Ne hükmüm geçer bana
Ruhunu kurt sürülerine kaptırmış gibi
Susuyorum
bile bile omuzlarıma Unutuklarımın göçünü yüklenmişim
Yani şu kalbimi çok kırığa ayırdığımı
Bir kez daha hatırlamakla yetindim.
Göz bebeklerimin içinde
bir çocuk eli uzanıyor bana
belki o eli tutmak bir yanlışlığı düzeltir
Fakat büyüklük hep bende
kalıyor
Boş geçen vaktin
İntiharına ilk defa rast gelmiştim
Bedenim aynı çıplak kemanın tellerine benziyor
Bir name;
Diğer nameye yabancı geliyor
Soğuk bir akşamı uğurlamış el ayaklarım
Sonra rüzgâr anlımda ki tere ettiği ihaneti
Üfleyip kuruttu
Kadınlığın devleştiği göğüsüne kapaklanmış yüzüm
fakat
Onun bedeni
bir fısıltım ile işkâl altında
"bir pire için yorgan yakan "
Kalbim asıl kendini küle çevirmiş de
Farkın değilim
Ah ben
Ne uyanık kadınım
Ve yeşil gözlerin hatırı büyük
Hürmetle öptüm
Bu pazar evdeydim
Ne olduysa
İki gözünün anlık kapanması ile oldu...
5.0
100% (4)