0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
328
Okunma
“Bir varmış, bir yokmuş...” derken,
evvel zaman içinde
develer tellal, pireler berber iken;
Kilo’yu, Metre’yi, ve Litre’yi, kendince
saptayan insan,
“Altın” ile “Emeğin değeri” ni bağdaştırmış
Karşılığında da kağıt ve madeni para basmış.
Böylece “Taşınır vede Taşınmaz Mülkiyet,
-yani senin enerjinin karşılığı olan emek-
değerlendirilerek biriktiriebilmiş nihayet!
Ama işin içine girince “Zaman”,
hepsi birbirine karışmış iyice.
Değeri Ssabit olmayan
Altın Maden
emeğimin değeri olarak alındığı için;
"Böyle değişken bir ölçeki
emeğimi nasıl ölçecek?
Emeğim aynı emek,
değeri her gün düşüyor, niçin?”
Hele;
“Herşey değişkendir,
mesele baktığın yer ve yöne göre
zaman içinde değişir.”
Deyince biri,
dinler, ilimler,
ekonomist ve siyasetçiler
afallamış-kalmış.
Piyasadaki para kadarda bankalarda
“Altın” bulunamayınca,
“Kalpazanlık” başlamış.
Bu işin sonu,
yanlış ve kasten yanıltılmış verilerle dolu!
Artık siz görürseniz gerekli,
düşünün emeğinizin değerini, emi?
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.