2
Yorum
18
Beğeni
4,9
Puan
1067
Okunma

Ahrâmı harâb eden bîdâdgerden can bîzâr.
Râhnameler pejmürde; rahnümada âh ü zâr.
Enderûn şikestebâl; dâdüferyâd âfitâb.
Ebabiller pürmelâl; şahbal firâktan bîtâb.
Mücella Pakdemir
21.11.2023
Kutsal yerlerimizi yıkan zalimden can usandı.
Yol haritalarımız yırtık; kılavuzlar ah edip inler.
Gönlün kanadı kırık; gün yüzlü feryat eder.
Ebabiller hüzünlü; kanadındaki en uzun tüy ayrılıktan yorgun.
Ahrâm = Kutsal yerler
Harâb = Yıkık, harap
Bîdâdger = zalim
Bîzâr = bıkmış, usanmış. Râhname = yol haritası.
Pejmürde = Solgun, dağınık, yırtık
Rahnüma = yol gösteren, kılavuz.
Âh ü zâr= Ah edip inleme
Enderûn = gönül, kalp
Şikestebâl = Kanadı kırık Dâdüferyâd = feryat figan
Âfitâb= Güneş gibi parlak yüzlü
Pürmelâl = Hüzünlü
Şahbal = kanattaki en uzun tüy
Firâk = Ayrılık
Bîtâb = Takatsiz.
5.0
92% (12)
4.0
8% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.