1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
727
Okunma
Kahvaltı sofrasında, kokusuyla mest eden
Tandırda çöreğini, hiçbir şeye değişmem
Bağrına koyun beni, öldüğümde sahiden
Taşını, toprağını, hiçbir şeye değişmem
Düşlerimin adresi, ötesi çıkmaz sokak
Gururun zirvesidir, sinesinde yaşamak
Herkese nasip olmaz, kütüğüne kaydolmak
Andırın kimliğini, hiçbir şeye değişmem
Dağlarının zirvesi, bulutlarla okşanır
Doğal güzelliğini, Karadeniz kıskanır
Seni bir kez görenler, ömürlük sevdalanır
Vadini, koyağını, hiçbir şeye değişmem
Hislere tercümanlar, gönlün adresi onlar
Aşka düşenler anlar, aşkın nefesi onlar
Kalemi dik tutarsa, milletin sesi onlar
Ozanı, aşığını, hiçbir şeye değişmem
Bulunduğu her yerde, an’a mana kattırır
Dondurma pabucunu, kesin dama attırır
Temmuz’da, Ağustos’ta karsambacı tattırır
Beyoğlu inniğini, hiçbir şeye değişmem
Konumu nedeniyle, her devirde etkili
Asil duruşlarına, methiyeler dizili
Tarih sayfalarında altın harfle yazılı
Halbur’u, Çokak’ını, hiçbir şeye değişmem
Torosların dışında, zor çıkar böyle bir yer
Yayla vakti gelince, yaylacılar yurt tutar
Bulgur, bişme yanında, bir tas ayranı yeter
Buz gibi Kesik’ini, hiçbir şeye değişmem
Kesmeleri palıtlı, çamları kozalaklı
Elmadağı görenin, yerinde durmaz aklı
Bir yanda Sisne, Bunduk, diğer yanda Sumaklı
Balk’ını, Beğlik’ini, hiçbir şeye değişmem
Ağır ağır, küllenmiş, köz altında pişerse
Hamurundan dolayı, havalanıp şişerse
Hele bir de payıma, bir tepsisi düşerse
Kuş etli böreğini, hiçbir şeye değişmem
Önem verilen tek şey, saygınlık, itibardı
Kalp gözüyle görenin, bakışları bahardı
Kenarları oyalı, anam, nenem takardı
Eşarbı, yağlığını, hiçbir şeye değişmem
Yan etkisi bulunmaz, sağlık faktörü onda
Vücudu diri tutar, aklın eforu onda
Omega üç yönünden, varlık rekoru onda
Soğukluk cacığını, hiçbir şeye değişmem
Görmeye değer burda, gözlerin parıltısı
Kaybolur akciğerin, öksürük, hırıltısı
Coşturur dinleyeni, suların şırıltısı
Kayranlı, Çatak’ını, hiçbir şeye değişmem
İstisnasız her biri, memleketin aşığı
Kanlarını dökerek, vatan yapmış toprağı
Onlar gibi seven az, ülkeyi ve bayrağı
Avşar’ı, Yörük’ünü, hiçbir şeye değişmem
Kancayı takmamıştı, sosyal medya, sosyal ağ
Sürüyordu varlığın itibar gördüğü çağ
Hızmanlara konurdu, onda çıkarılan yağ
Deriden yannığını, hiçbir şeye değişmem
Cana can verenlerin, eşiği onlar bence
Hoşgörü, sadakatin, aşığı onlar bence
Andırın kültürünün, beşiği onlar bence
Beşbucak, Kızık’ını, hiçbir şeye değişmem
Nefes alıp, verdikçe düşlerimin temeli
Mezlenin yaprağında, ekşi ekşi yemeli
Ona laf söyleyenle, olurum mahkemeli
Tarhana firiğini, hiçbir şeye değişmem
İncirler yettiğinde, yazla kış arasında
Ya bir çınar altında, ya bir oluk başında
Bir dürüm yufka ekmek, telemenin yanında
Balını, kaymağını, hiçbir şeye değişmem
Etinde midemizi, ırgalayan koku yok
Dağlarda cirit atar, hiç birinde korku yok
Beslendiği bitkinin, baharattan farkı yok
Hakına, şişeğini, hiçbir şeye değişmem
Gıdasızlık yüzünden, suratlar gerilirse
Misafir gelenlere, ziyafet verilirse
Haştırın Park Otel’de, dostlarla yenilirse
Kaşarlı balığını, hiçbir şeye değişmem
Vitamin deposudur, kıskandırır cevheri
Kimyasal yapısıyla, rahatlatır ciğeri
Düzenli alınırsa, ölçülemez değeri
Harnubu, sumağını, hiçbir şeye değişmem
Cumadan sonra başlar, balık tutma rüyası
Topuğuna basılmış, çarıklar takunyası
Bertiz bekmezindenmiş, ayakkabı boyası
Boyacı Ördeğini, hiçbir şeye değişmem
Tebessüm eyleyince, ilkbahar ve sonbahar
Ağaçların kökünde, beş kilo gelen çıkar
Etten daha değerli, içinden şifa akar
Kuzu göbeleğini, hiçbir şeye değişmem
Gez, dolaş Hökümet’i, hürmetsiz köyüm olmaz
Kuru’m, tarhanam varsa, eyvahım, vayım olmaz
Köz çayı eşliğinde, tadına doyum olmaz
Ceviz, çıtımığını, hiçbir şeye değişmem
Ne yesem dediğim an, imdadıma yetişir
Yiyenleri bıktırmaz, her öğünde atıştır
Arada bir menüyü, bunlar ile değiştir
Döğmeni, kabağını, hiçbir şeye değişmem
Gördüğümüz her yerde, temaşaya durmalı
En müstesna hayali, onlar ile kurmalı
Onları cıvıl cıvıl meleşirken görmeli
Kuzunu, oğlağını, hiçbir şeye değişmem
Takılayınca sesi, dağları inletirdi
Gözün ırdığı yerde, avını meletirdi
Avcılar sayesinde, hikaye anlatırdı
Kapsüllü tüfeğini, hiçbir şeye değişmem
Tiryakiler suyuyla, semaveri kaynatır
Tertemiz oksijeni, ciğerleri parlatır
Bir dakika içinde, karpuzları çatlatır
Kırksu’da pikniğini, hiçbir şeye değişmem
Dağlarından pazara, sumak, alıç gelse de
Karasu domatesi, başköşeyi alsa da
En sevdiğim meyvesi, incirleri olsa da
Mahlep, kızılcığını, hiçbir şeye değişmem
Ne de olsa tanıdık, reklam yapalım biraz
Mayadan mı, sudan mı, lezzeti inanılmaz
Güllü Usta Fırını, tarihini bilen az
Taş fırın ekmeğini, hiçbir şeye değişmem
Uygarlığa götüren çığırları farklıdır
Ağıtları farklıdır, şiirleri farklıdır
Tarihe vurdukları, mühürleri farklıdır
Geben, Anacık’ını, hiçbir şeye değişmem
Tabiat korosunun, yükselir sesi orda
Gönüllerin sevgiyle, silinir pası orda
Yeryüzünde yaylanın, kirazın hası orda
Çığşar, Osmancık’ını, hiçbir şeye değişmem
Bütün ayrıntıları, düşünmüş usta mimar
Tabiata can verir, coşkuyla akan pınar
Arzı endam edişi, ilkbaharı muştular
Kengeri, çıtlığını, hiçbir şeye değişmem
Görülse de yıllardır, yolsuzluğa müstahak
Zerrece isyan etmez, devlete açar kucak
Ulusal değerleri, onun gibi seven yok
Tertemiz yüreğini, hiçbir şeye değişmem
Gül dalı bülbüllere, muhabbet beslese de
Kekliğinin ötüşü, ruhuma işlese de
Karatavuk, hoppalı, düşleri süslese de
Cırrık, ibibiğini, hiçbir şeye değişmem
Sözcüklere dökemem, sevinci, hoşnudumu
Hayalimle çizerim, mutluluk hududumu
Fabrika ayarına, döndürür vücudumu
Yaylanı, kışlağını, hiçbir şeye değişmem
Onun hünerlerini yalnızca yiyen bilir
Damar tıkanıklığı, onunla tarih olur
Kilerde, başköşede hemen yerini alır
Kaya sarımsağını, hiçbir şeye değişmem
Onların nazarında, dostluklar kalmaz dilde
Andırın’a hizmette, yürürler aynı yolda
Osmaniye, Kadirli, Adana, İstanbul’da
Andırın Derneği’ni, hiçbir şeye değişmem
Gönül kamerasından, bakan göz ona rastlar
Onu gören canlının, gözbebeği rahatlar
Avrupa Kıtası’nı, sayıda beşe katlar
Endemik çiçeğini, hiçbir şeye değişmem
Ruhumu sevgi ile okşadığım müddetçe
İki kapılı handa, yaşadığım müddetçe
Emaneti sırtımda, taşıdığım müddetçe
Andırın dostluğunu, hiçbir şeye değişmem
Andırınlı hemşerim, bunları iyi tanı
Toprağı sürmek için, onlar yaptı sabanı
Mama Krallığının, bizlere armağanı
Tahranı, orağını, hiçbir şeye değişmem
Zengin fakir herkesin, sofrasında yer alır
Kırk türlü hastalığın, kesin hakkından gelir
Haftada bir yemezse, Delibal hasta olur
Andırın tirşiğini, hiçbir şeye değişmem
DELİBAL – Celil ÇINKIR
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.