8
Yorum
16
Beğeni
0,0
Puan
506
Okunma

1995 yılında kaybettim babamı
Hem O’nu, hem de unun zamanındaki şartları çok özlüyorum.
O zamanlar bir başka yaşantımız vardı.
Dostluklar sağlam, komşuluklar ödünsüz, arkadaşlık hesapsız, yarınlara dair düşüncelerimiz kaygısızdı nispeten.
Mutlaka buralarda neler olup bittiğini biliyor olsa da ben dertleşmek istedim kendisi ile
Tüm gerçek dünyaya intikal edenlere rahmet dilerim
Senin zamanında değildik böyle
Dertler boyumuzdan aşıyor babam
Cismim ateşlerde dönerken küle
Yüreğim derinden üşüyor babam
Düşmanıma bile dilemiyorum
Cem edip sadede gelemiyorum
Nasıl anlatmalı bilemiyorum
Duyan halimize şaşıyor babam
Afetler canları eylerken heder
Umut yok korkarım böyle de gider
Mutluluk yad ele dert, tasa, keder
Bizim payımıza düşüyor babam
Ne yaptık ne gibi suçumuz var da
Zemheri gününde ayazda, karda
Hiç ara vermeden kan uykularda
Ecel peşimizden koşuyor babam
Bilinmez nereye sonu bu yolun
Lezzeti kalmadı kovanda balın
Biz düzde şaşarken yaramaz kulun
Kervanı dağlardan aşıyor babam
Çözümsüz haller var her işimizde
Titrek hayalimiz ve düşümüzde
Belanın türlüsü hep peşimizde
Kuduz itler gibi coşuyor babam
Aydınlıklar kara güne çalarken
Körpe yüreklere korku dolarken
Kör, sağır uzaktan seyre dalarken
Garipler hüzünler yaşıyor babam