0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
70
Okunma
Yıllar oldu gurbette, kanat çırpar yüreğim,
Çok uzun bir zamandır, terk ettim garip yurdu.
Özlemini duydukça sızlar burun direğim,
Gözüm gönlüm o yerden, sürekli uzak durdu.
Bazen; ıssızlığımı hiseder iç çekerdim,
Bazen; kara geceme türlü umut ekerdim,
Bazen; yalnızlığıma ağlar boyun bükerdim,
Bazen; derdim bu hayat, artık beni çok yordu.
Hep gurbetten, gurbete dönderiyordum yolu,
Gurbet çoktan sarmıştı ön,arka, sağ ve solu,
Bende mesken tutmuştum Silivri, İstanbul’u,
Bulunduğum mesleğim benim için onurdu.
Bir sabah uyanmıştım, saat yedi olmuştu,
Nedensiz bir hüzünle yürekciğim dolmuştu,
Bütün alemin derdi gelip beni bulmuştu,
Benliğim sebepsizce o sabah boyun burdu.
Binmiştim arabaya ruhum sanki yetimdi,
Telefonum çalmıştı, hayırdır bu da kimdi?
Aldım, baktım, gördüm ki kardeşim İbrahim’di,
Dedi, abi durma gel! Tanju kendini vurdu.
O an damarlarımdan, çekildi bütün kanım,
Kalp atışlarım artı, sızlamıştı sol yanım,
Dilim tutuldu sandım, tutuştum közde canım,
Kızgın yağlar içinde, bu ses beni kavurdu.
Mahmur olan gözüme yaşlar doldu dedim, ah!
Güneş yeni doğmuştu, geri battı o sabah,
Şaşırıp kalmıştım, ne yaparım ben eyvah?
Beynim bu zor soruyu, o zaman bana sordu.
İçten feryat ettim de, duyan olmadı zarım,
Sonra ölmüş dediler, ıslandı yanaklarım,
Yola düştüm giderken, gitmedi ayaklarım,
Hayat beni bu defa, taştan taşa savurdu.
Şenkaya’ya gidince, bitkin gördüm herkesi,
Kulağımda çınladı, Tanju’nun o an sesi,
Dediler, yarın öğlen kalkacak cenazesi,
Bu söz benim içimde, sönmeyecek bir kor’du.
Ertesi gün erkenden mezarını kazdılar,
Bir tahta parçasına ismini de yazdılar,
Benim bütün neşemi işte böyle bozdular,
Tanju’nun mezarını dayım eliyle kurdu.
Aklım fikrim almadı, şahit oldum bu güne,
Aklım takılı kaldı, birlikte geçen düne,
Dediler ki Boztepe, gel toprak at üstüne,
Toprak atılır mı hiç? Atamadım...Çok zordu!
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.