6
Yorum
37
Beğeni
0,0
Puan
548
Okunma

hani bazen dolaşırsın sahilde
martı çığlıkları,dalgaların sesi eşliğinde
ve eksik hissedersin
dalarsın köhnemiş sokaklara
sana eski hikayeler anlatır taş kaldırımlar
binaların, rengi solmuş cumbaları
bir simitçinin soran bakışlarıyla karşılaşırsın
mendil satan çocukların yakarışları yaralar bazen
bazen mazgallardan bütüne doğru akarsın
oturup bir kafede yudumlarken kahveni
için büyür derin bir nefes çekersin,
yalnızlığın havasından
radyoda bir bozlak dinlersin bozkırın ustasından
yarım hissedersin, eksik bir ömür, yarım bir beden
işte o an nükseder, duygu depremlerin
söversin,
söversin gelmişine geçmişine her şeyin
An gelir...
nedensiz uyanırsın bir sabah
bilmezsin…
bilemezsin gelecektir o gün
özlediğin eşin
gördüğün anda devleşir bedenin
sanki yerine gelmiştir,
kaybettiğin gözün, elin
tamamlanmıştır, hep eksik olan yüreğin
tutunursun,
umudun ete kemiğe bürünmüş haline
gidersin,
nereye gidecekse peşinden
umarsız, dingin
yoramaz artık hayat
her geçen gün dirilirsin
çıkarsın usulca o kesif örtü altından
damlar ruhundan inci taneleri
sessizce sevgiliye
çiçekler güneşe, gönül sevgiye ram eder
budur yaşamanın sebebi bilirsin
tamamsındır artık
ve...
bu hikaye nasıl biterse bitsin
Abdurrahman Güleç
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.