23
Yorum
35
Beğeni
5,0
Puan
1062
Okunma
Döküm
şimdi söküm zamanı
ekmediğim çalılıkların dikenlerini
gülüme takılan yün kırıntıları
çerçiler zerdaliyi başa baş tartmıyor
merkep sırtında sıska yollar
bağ kokusu meyveler
bir de kaçakçılar sınırda
şehirlerde dükkanlarda daha güzel sergilenir
dilimin diline dönmediği zamanlar gitmiştim
uzaylı mıydım, uzaya mı gitmiştim
göz ve el işaretiyle çocuk sevecenliğime
insanları sevdim sevgi bir gülümsemeden öte mi
büyüklerin bakışında tereddüt
sonra çok diller öğrendim
kendi dilim koynumda kokulu mendil
sevgiliden kalma saklanan gül yaprağı
kuruyup kaldı mektep zamanları
zaman zaman koklayıp öptüğüm
iyi ki dengbejler var
aşkın çok hallerini gördüm
kendim hallice hallenip
ve bilgelerle sohbetlerim
biz bize cesur aşinada korkak
keskin kalem öze sır
yüz karası
şu koca dünya avuç içi bilge çağda
terazisi kendine mil mıh nah nıh ıh
bir atmış boyum atmış kilom
dünyadan ağır geliyorum
oysa dünya boşlukta değil mi
ne çok binmişsiniz üstüne
rüzgar gülü hafifliğinde
hafifliğinize aydım...
Coşkûnî
5.0
100% (28)