1
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
560
Okunma
Bir rüzgarın sırtında her gün
Biteviye yorgun, uykulu gözler...
Hamalı olmuşuz sanki hayatın
İradesi esir alınmış kimlikler..
Uzun zamandır mahrum
fark etmekten
Uzun zamandır mahkum...
Hiç durmadan akıp giden sesler, sekiller, renkler...
Ve bu döngünün içinde kaybolmuş, sıkışmış, yolunu yitirmişler...
Baş döndürüyor kalabalığın uğultusu
Durup hiçe kitleniyor sonra bakışları
Öyle bir yanıșın içinde kıvranıyor
Yok olduğundan emin, görünmediğinde
Varlığını bir yerlere gizliyor
Bir masa altında da yaşıyor
Bir koltuk üstünde
Bir sarj aletiyle yapışık geziyor
Bir kutu ilaç elinde
Uzun süre duramıyor insanların içinde
Yüzündeki kaslar acıyor bazen
Sonra hem kalabalıkta biri kussa aniden tüm ahali kusuyor
Ve bütün bu tiksinçlik içinde....
kınayıcı bakışları uzerine alıyor
Alinmak uzerine kurulu bütün varlığı
Alemdeki her şey onun varlığını tehdit ediyor
Bir beton tepenin icinde sığınağı
En son saksidaki yeşilliği de öldürdü
Tek bildiği yeşillik dolaptaki marul.
Çürümek üzere o da kizartmalardan imkanı olmuyor yemeye..
Daldan dala uçuyor
O sayfa senin bu sayfa benim
Aha simdi oldu aydinlandim, öğrendim, baskalaști dünya... Vesaire vesaire...
Ah ben, bende olmayan bütün her şey..
Diye diye içinde ukdeleșen var hazinesi
Ve ruhunu çoktan esir almış
Boynunda ve kalbinde kireçlenme
Ellerinde ve ruhunda uyuşma
Parmaklarinda ve zihninde karincalanma..
velhasıl yitirilmiş bir dunyada yasayan son mohikan
Bir distopyaya konu olabiliriz artık her birimiz
Zira o kadar müphem de gelmiyor artık gelecek
Esirdik hala da esiriz...
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.