1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1245
Okunma
Bir Köle Ruhum
Ayrıldığı çok geç fark ettim bedenden
Gözlerimi kapattım
Önce
Sessizlik
Önce
Dinginlik
Önce histeri
Yavaşça mavi ve bir o kadar yeşil ile sarı
Hafif esen
Ilık
Nemli
Ve
Hasret yüklü bir türkü :
Sen
Sonrası atlama taşı
Ve belki kaldıraç
Biçimsizlik yaşamın temeli ,
Gıdası ruhun yalnızlık ,
Ve yoksa beklenti
Mutlu bir hayat .
Sensizlik
O denli bir sessizlik
Ve ağır
katrandan bir hava ..
kırlar siyah
tonlar gri
Pencerelerde ise
eski
kırık dökük bir ezgi :
Sen
Nefretim
Esaretim
Sebebim
En ağır bedelim
Nedensellik içinde kaybolan bir dehliz
Ve belki çözümün ta kendisi :
Sen
Rüya ve duyum-sana-bilen hayaller birbirine kenetlenmiş
Bir tren içinde birkaç yolcu
Sohbet çerez ve su
sonrası ağır
yüklü
ve hüzünlü bir geçmiş…
akşamına İstanbul
akabinde denizden hoş bir esinti
İstiklalin gezemekleri
Ardından bol içki müzik
Ama öncesi iki film ; çarpıcı ve gerçek
Kötü Eğitim ve Dönüş yok !
Yapılan kritikler , kendinden geçmeler
Hadi boşver , vur kendini içkiye , müziğe dansa…
Ruhuma dar bu sokaklar ,
Ferahla,
Hisset rüzgarı , içine işlesin ,
Çık bir bak
Gökyüzüne çık
Yıldızlara dokun , kaz tüyü yastıklara uzan
Örtün sımsıkı o pamuk tarlasında
Olmuyor , uyku tutmuyor,
Dalarken özlemlerin kucağına , kabuslar kol kola girmiş üzerime üzerime geliyorlar
Sen ;
Sebebim oluyorsun
Sen ;
Yalnızlığımı pranga etmiş üzerime geliyorsun
Sen ;
Göz yaşlarıma bakarak ,
Gözlerimin içine bakarak
Tüm çıplaklığıyla karşında duran
Bir küçük Zeze’yi
Yüreğinden hançerliyorsun
Sen ;
Sen beni kendine aşık ediyorsun önce,
Şimdi ise
ömür boyu köle yapıyorsun ruhumu kendine.
İbrahim Gümüş
Kütahya / 2003
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.