6
Yorum
23
Beğeni
5,0
Puan
747
Okunma
söyle
bu kaçıncı firar edişindir yüreğimden bilinmezlerine
bu kaçıncı gitmelerin
seviyorum diyerek sebebsizce
//
kursağımda kalan sevinçlerimi hesaplıyorum şimdi
önce topluyorum
sonra savuruyorum
sevinçleri kırılmış o çocuk yüzlerine
ki hezeyana uğramış umutlarım yine ağlıyor
ve düşüyor yangın yeri olmuş yüreğime
gün vururken usul usul penceremin önüne
tebessümü yasaklı şiirleri doğuyor yine yüreğime
ki kalbim kalemini kıralı hayli zaman oldu
gözlerim prangalanırken gözlerinde ki o şehire
ve usuma
yeşilinden soyutlanmış derin ormanlar düşüyor
köklerini aşka uzatırken solmuş hiçlikleriyle
oysa ki rengini kaybetmeyen bir göğüm vardı
bak onuda vurdular gizlice kendi renkleri ile
biliyor musun ?
kanat çırpmıyor artık beyaz güvercinlerim
dönüp duruyor leş kargaları yaralı döşümde
ki dişlerimin arasından arazlı bir haykırış kopuyor
kaçıyorum gazaba uğramış bütün sözlerinden
//
artık saat gitme vaktidir senden uzak o bilinmez şehirlere
belki bir çok giden dönüyor ama geriye
ben gidersem dönüşüm olmayacak bu şehirlere
ay/su
yüreğimde ki bütün anıları derledim bu gün ve dağıtıyorum
Beylikdüzü ne
İstanbul
5.0
100% (13)