18
Yorum
33
Beğeni
5,0
Puan
676
Okunma
Uykular üzerine çökmüş bir karabasan;
Nerede kaldın uyanıklık, çık uykundan!
Bir tadabilsen, hissedebilsen, uyansan,
Sevebilsen çıkardın belki o uykundan...
*
Ağırdı uykusu, uyanmak şöyle dursun;
Yorgan döşek yattı, sanırsın gece hasta.
Ona ne yepyeni günden; doğarsa doğsun.
Tan yeri çığırsın; gündüzü, mahzun yasta.
Gündüze baktım, bin telaş bir medeniyet,
Bir dünya binek bir dünya can, kalabalık,
Tanıdık yüzlerde yabancı samimiyet;
Bineğini binip gitmiş selam sabahlık.
Gördüğü manzara yalın uyurgezerlik,
Hengameden sonra gündüzüm olmuş alık,
Körler, sağırlarda bilmem bir işgüzarlık
Ha kuyuya taş atmış ha vermiş bir salık.
İçe döndüm hezeyanlar içimi oturmuş.
Ne gece ne gündüzümde kalmış hoş sohbet.
Yaşadığımız asır bir hüsran doğurmuş,
Ademiyet büyütmüş, kalbe vermiş haşyet.
Aşk dolu bir gönlün kucağına baktım,
Yaşama sevinçlerim yetişti, el değil.
Sarıldım, kokusunu ciğerime çektim.
Tanıdım hiçbir şey sevmeye engel değil.
Şiirimi okuyan, beğenen yorum yapan herkese çok teşekkür ederim. Sağlıcakla kalınız.
Haşyet:Kulun işlediği günahlar sebebiyle veya Allah’ın celâl sıfatlarının kendinde tecelli edeceği düşüncesiyle kalbinde duyduğu endişe.
Ademiyet:İnsanlık
Hezeyan:anlamsız, saçma sapan, abuk sabuk söz.
Salık:olmuş ya da olacak bir olayla, bir olguyla, bir durumla ilgili olarak verilen haber.
Alık:akılsız, aptal, bön, budala, salak, sersem, şaşkın.
5.0
100% (24)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.