28
Yorum
57
Beğeni
5,0
Puan
1639
Okunma
özlemlerimiz koca bir dağ gibi
birikmiş yüreklerimizde
katre katre gurbet döküyor
bana uzaktan bakan gözlerin
ben sulusepken aciziyim
sensiz geçen hercai gecelerimin
rüzgarlar yazsa da
muştusunda gelişini en ön sıraya
iki dağı yararcasına gözesinden oluk oluk akan berrak su olup
doldursan içimdeki sana kuruyan nehirlerimi
serpilirdin her yanıma tozaklarınla
bertaraf edip söndúrürdün içimdeki kül tutmayan ateşleri
beni hiç terk etmeyen vefalı hayalin
her gün oynatır yüreğimi yerinden
kendini nereye atacağını bilmeyen
bir kaçak gibi
saklanırım yalnızlığımın arkasına
gurbetin uzayan saçlarına tutunup
ne sen geldin ne de ben gittim yanına
ayrı ayrı topraklarda
temel atmış yüreklerimiz
birikmiş söylemlerimiz avurtlarımızda
canhıraş bir sesle irkilir kirpiklerimiz
birbirimizin yoksunluğuna
sağanak düşer ateşli göğün öfkesi
en hoyrat rüzgarın keskisi
bıçak gibi keserdi
sana gönderdiğim düşlerimi
o düşlerde neler vardı oysa
bir görseydin ardında kalan sana esrik
sana meczup hallerimi
rüzgarın koynuna uzanıp gelirdin bilirim
yabancı bir ten’mişsin gibi önce bakınırdım göz ucuyla sana
dalıp giderdim gözlerine
dokunurdum tepeden tırnağa
sana bakışlarımla
bilirsin her yer her şey sen olurdu bu mekanda
oysa şimdi bütün filikalar gibi aklım alarga
gözlerim banılmış tuz yangınlarına
senin diyarların bir yarım ada
benimse güneş yüzü görmemiş
dünyanın arkasında saklı
karanlığa mahkum ıssız bir ada
Hülya Çelik
5.0
100% (43)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.