3
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
598
Okunma
İtikat sordukça bit pazarında...
Hakikat gördükçe mit mezarında...
Milleti yardıkça kin hızarında,
Mazide döner hep dünyamız bizim,
Uyanmaz uygarlık rüyamız bizim...
.
Her günün güneşi, ışığı ayrı,
Yaprağı olana, kökünün hayrı...
Geriye baktıkça idrakin seyri,
Yanmaz akıl, mantık ziyamız bizim,
Uyanmaz uygarlık rüyamız bizim...
.
Edince yeniye rehber bayatı,
Terk eyledi çağdaş edep hayatı...
Bilmezse sanatı, edebiyatı,
Hissiyat süsümüz, oyamız bizim,
Uyanmaz uygarlık rüyamız bizim...
.
Eskiye arttıkça artar ilgimiz,
Hayattan bihaber hayat bilgimiz...
Kör, sağırsa eğri, doğru algımız,
Ölmeye mahkum her hülyamız bizim,
Uyanmaz uygarlık rüyamız bizim...
.
Cahil, cühelaya çağlarca ırak,
Düşünce, tasavvur, şüphe ve merak...
Bilmezken bilimde “kafir” dur, durak,
Solgun akıl, izan boyamız bizim,
Uyanmaz uygarlık rüyamız bizim...
.
Mucize, keramet satıp sadece,
Köşeyi dönmekte nice şeyh, hoca...
Sürdükçe cehalet denilen gece,
Görünmez gariplik foyamız bizim,
Uyanmaz uygarlık rüyamız bizim...
.
İstersen ilahi yola barikat,
Bir mürşit nefsine bir de sürü kat...
Açtıkça cemaat, meşrep, tarikat,
Bağında şirkimiz, riyamız bizim,
Uyanmaz uygarlık rüyamız bizim...
.
Alınmazsa eğer kişi umura,
Benliği, vicdanı uğrar dumura...
Şevk verdikçe şerle pişen hamura,
Torpil, rüşvet, vurgun mayamız bizim,
Uyanmaz uygarlık rüyamız bizim...
.
Veli BOSTANCI
5.0
100% (3)