26
Yorum
49
Beğeni
0,0
Puan
904
Okunma

senide vururlar İstanbul bir gün
maviye boyanmış boğazından
ne Kara köyün kalır
ne Kadı köyün
ne Karaca Ahmet’ in
ne Zincirli kuyun
hulasa yatacak yerinde kalmaz
hatta geceyi aydınlatacak
Rumeli fenerin ve Fener bahçende
eşin dostun bırakır gider seni
gözlerin Kuru çeşmeye takılı kalır
ruhun Ayrılık çeşmede efkârlanır
biz seni gençlik yıllarımızdan tanırız İstanbul
İstiklal caddenden
Üsküdar iskelenden
bahçelerindeki lalelerden
Çamlıca tependen
Haydarpaşa lisenden
Tramvay hatlarından
şık giyimli vatmanlarından
hatta yazlık sineman
açık hava tiyatrolarından tanırız
sende unutulursun bir gün İstanbul
ne çalımın
ne alımın
ne de fiyakaların kalır
ismini kütükten silerler
ne köşklerin kalır
ne yalıların
ne de o güzelim saçların
boynun bükülür
şarkıların susar
türkülerin kan kusar
vaveylaların Fizan’ dan duyulur
göz yaşların sel olur taşar