0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
654
Okunma
Nerede çil çil keder, salkım saçak çileler?
Hiçbirinden yok eser, gönlüme sen düşmüşsün
Pılı pırtı topladı, kör topal gaileler;
Başımda sevdan eser, gönlüme sen düşmüşsün.
Artık bir anlamı var, fincanda telvelerin;
Gördüğüm her çizgide, vuslatı gözlüyorum.
Yadımda canlandıkça, kışkırtan cilvelerin;
Kor ateşlerde yanıp, cismini özlüyorum.
Artık mazide kaldı, gülmeyi unuttuğum;
Bir kahkaham patlıyor, fare tıkırtısında
Her düğün meclisinde, tükendi yas tuttuğum;
Bir zeybek dönüyorum, kapı gıcırtısında
Nasıl değişti bilsen, varlığınla kainat;
Mavi göklerde uçan, altın kartal gibiyim.
Her bir teli ağaran, sakalıma bir inat;
On sekiz yaşlarında, aşıkların dibiyim.
Bu ne bende bir büyü, ne sende şeytan tüyü;
Makus talihimize, inen kılıç darbesi
Feleğin yıllar yılı, çorak tuttuğu köyü;
Bir sevda bulutundan, yağmura gark etmesi
Bak nasıl raks ediyor, dizeler, kafiyeler;
Bir peri masalından, sen ilhama düşmüşsün.
Yalnızca bir zorum var, acizdir methiyeler;
Canan candan ziyade, ihtimama düşmüşsün.
Kadir KOCA-13.06.2020
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.