6
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
797
Okunma

Yine oturdum masa başına
Saat dokuz, on civarında
Sağımda bir fincan kahve
Anamın dantelli perdeler arasında
Başladım çizmeye;
Bugün de şeklinde „ev” çizmek geldi
İçimden
Oturdum mor sümbüllü koltuğuma,
Cetvelim elimde
Ve ben
Çiziyorum...
Cetvel mi kırık, elim mi titrek anlamadım
Çizgiler, daireler istediğim gibi olmadı
Çizgim yamuk, dairem eksik
„Yenisini getir, oğlum!” dediğimde
Üç yaşında ki yavrumun cetveli ile
Başladım tekrar çizmeye.
Meğer „cetveldeymiş” hikmet
Düzgün oluverdi kareler, daireler
Dikdörtgenin içindeki direkler
Kilerden başladım çizimime
Camını, beton yerini
Tuğla taşlı duvarını
Hiç bir çatlak yok
Tam çizmek istediğim gibi
İçinde yaşamak istediğim gibi
Tek kat olsun dedim
Fazla süse gerek yok
Kolay olur toparlaması
Birde bol laleli bahçesi
Çizdikçe çiziyorum
Camını, dantelli perdesini
Toprak renkli duvarını
Bir de etrafı koyu çerçevesini
Ahşaptan olsun
Can versin eve
Temizlerken bile
İçimi açsın
Cam üstündeki menekşeler
Nergisler ve sümbüller
Çatısına gelince
Eski zaman usulü
Damı düz, asma dal direkleri
Tıpkı çocukluğumdaki gibi
Çizerken çatladı duvar
Kırıldı camlar
Karıştı boyalar
Kiler dahalan sağlam
Dahalan dikine ışıklı duvar
Camları değiştirip
Duvarı sıvarız
Çatısındaki asma dalları uçsa bile
Biz toprağına yenisini diker
Yapraklarını salarız
Yeter ki temeli sağlam kalsın
Yeter ki direkleri kırılmasın...