0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
624
Okunma
GRUP YORUM’UN ESKİ ÜYELERİNDEN ÇAĞIRI;
Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ve adil yargılanma talebiyle ölüm orucundaki Mustafa Koçak’ın taleplerini, çektikleri videolarla sosyal medyadan duyuran sanatçı ve yazarlar, “İbrahim ve Mustafa’yı yaşatalım” diye seslenmişti. Şimdi de Grup Yorum’un eski üyeleri bir çağrı videosu çekti. Videoda, “Talepler kabul edilsin. Grup Yorum yaşasın” mesajı verildi. (18.04.2020 Cumhuriyet.com)
Tek siz mi
kaybettiniz Selin kardeşinizi
Gökçek ve Koçak kardeşlerim,
ya benim kaybettiklerim?
Alınca sizleri ölüm
üzülecek o gün
yine benim!
Bu mu,
illa-da-birini sevindirmek için
Dava Orucu’ndan dönmemek?
Bumu
İnatla-inançla yaşamak varken ölmek
eni-konu?
Bakın
ben yalnızca “Dava Orucu” dedim,
ölüme dil bile değdirmedim,
davanız bu ise dönmeyin sakın!
Kardeşlerim;
„Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından."
Son ışık sönmeden,
son nefes verilmeden,
son-bir-kez daha iyice düşünelim;
“İçeceğim su gibi,
yiyeceğim ekmek
yaşamımdır benim!” diyerek
gelin birlikte tadalım bu şöleni.
Eğer “Ölüm” ise dava;
Daha,
bir daha,
bir defa daha
meseleyi Nazımca
irdeleyelim kardeşlerim.
(*) Üstad Nazım Hikmet’in 1947 yılında yazdığı YAŞAMAYA DAİR şiiri.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.