0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
636
Okunma
’’yalnızlık’’
aradım mor sokakları bir bir
kimsesizdi soğuklar
ne aradığımı bilemeden duvarlar buz gibiydi
sırtımla dayandım durdum
rüzgarı vuruyordu, denizin
dar boğazından eserek pencereme
bir anda güvercin kondu
zor tutunuyor gibiydi
kanadı kırıktı besbelli
yarası açık kanıyordu
zavallım bir ayağını da yukarı doğru çekmiş
belli ki sızlıyordu
gözünden damlalar dökülüyor
titrek tüyleri uçuşurken pencereye yapıştı
bir el uzansın istiyordu
morarmıştı göz kenarları
hayretle bakıyordu yüzüme
içeri doğru camdan
kurtuldum mu der gibiydi
hafifçe gözlerini araladı
al beni der gibi yalvarışını hissettim
üşümüş bir de titriyordu
camda bir ay işareti ki kan
cama geldiğinde gövdesini vurmuş
canı acıyordu besbelli
içimde heyecanla korku arası bir şey
tıkandı boğazım
ne yapacağımı şaşırmış bir halde
bende bir telaş ki sormayın
içimi kemirir acıma duygusu
masa üzerinde öylece kaldı
ağlıyordu besbelli
doktoru bir veteriner aramam gerekiyordu
hiç kuşların ağladığını gördünüz mü
zavallı öylece duruyor kaçmıyordu
temiz bir yerde uzandı gözleri kaydı
gitti sandım
yüreciği atıyordu dokundum
midesi taş gibiydi kurumuştu
bir taraftan kanadı kanıyor
hemen pansuman yaptım
bağladım yarasını azizim
ilacı yetişti
eridi yağlar
şansım varmış der gibi
şimdi güvenilir bir limandasın
gece kuşum suyunu içti
bakamam saatlere ben de
şimdi zaman durgun
dayanır bu yürek
ikisi de bir arada sevinç ve duygular
zaten uykusuzum
Behçet Bük Eskişehir
2019
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.