2
Yorum
7
Beğeni
4,8
Puan
948
Okunma
Karanlığı severdim ta ki yüzün aydınlatana kadar...
Sonra aydınlığı sevdim, yüzünü çevirip yüzüstü bırakana kadar...
Ne gecem kaldı, ne gündüzüm...
Bu böyle nereye kadar ?
Şimdi ben neyi seveceğim ?
Sessizliği severdim, sesini duyana kadar...
Sonra sesini sevdim, sen susana kadar...
Sen gittin ama sesin kulağımdan gitmiyor.
Bu böyle nereye kadar ?
Şimdi ben gelsen de nasıl duyacağım ?
Yalnızlığı severdim, elimi tutana kadar...
Sonra aşkı sevdim, çekip gidene kadar...
Yoksun ama yanımdasın.
Bu böyle nereye kadar ?
Şimdi ben nasıl yaşayacağım ?
Çayı severdim çayı, gözlerine bakana kadar...
Sonra kahveyi sevdim, ’kırk yıl yalanını’ anlayana kadar.
Yokluğunda uyutmuyor, kahvelerde...
Bu böyle nereye kadar ?
Şimdi ben rüyalarımda seni nasıl göreceğim ?
Kışı severdim, ta ki kalbin ısıtana kadar...
Sonra yazı sevdim, karşımda buz olana kadar...
Hem üşüyorum, hem yanıyorum sevgilim.
Bu böyle nereye kadar ?
Şimdi ben ne yapacağım ?
Şimdi ben ne mi yapacağım ?
Hep ’yaz’ı bekleyeceğim.
Sen gelene kadar.
Ve yine ’yazı’ seveceğim,
kalemim ve içimdeki senle,
ölene kadar...
5.0
75% (3)
4.0
25% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.