6
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
682
Okunma
..
klasik bir değerle ikiden fazla el değen eskicilik sanatı bir değil mi
biri seven diğeri sevilen /müzayede başladı aşık olan alır eseri
kalp karşısında yüreğin yaralısı hep sızıda kalırsa
sömür izdivacı pıhtılansın alı diğeri mi ödesin zarar ziyanı
ayakkabısı tekini mayında bırakana sor ki
çift olmamak gurura saygıyı patlatırdı cürümsüz iskarpin kalıpları
türkü gibi caz müziği ikisi de yanık-götür birini al yanında zenci payeni
bir kız al iki başlık parası öde modunda-çareleri
dükkanlar sürüm-indirimi iki adet ver dersen gözlerin dört görür pareleri
lâf olsun demekle sohbet tükenmiyor yiten de görünmez yenisi gelene kadar
zaman da yok prese başlasa ayrılık takviminde iş yoğunluğu var erkek egemen zaten
güftekâr derdi sözün g’özüne şöhreti yapıştırmaktı Zehra Bilir’i çok severdi Babam
açlığın tiridine banarken iğde dalına yuva yapan mandanın gözü havadaydı
müstehcen değildi o vakitler dam üstünde un eleyen genç irisi tazeler
zamaneydi tüm çocuklar-devir değiştirdi 45’lik taş plâklar kıyamet gramofonu zannıyla
hatrıma kazımıştır derince bir yer hafif esintide Annem ’Ahh Haydar’ dediğinde
Paşa olmamıştı o vakitler altın varaklı çerçevede sakalın tararken
salatalık sahneye düştüğünde sessizce söylemişti Dümbüllü İsmail ’bu kartvizitin sahibi nerede’ ?!
ilk tiyatrodan geçti kara tren düdüğü dumansız tenkitte Afife Jale’yle
ben meczubum desem alışırdı kış kışlığını yaparken yerli kuşlar
herkesin İstanbulu kendine müslüman-
geçende ; göbek sayısı karışık Kelebekli lâkaplı büyüğünden büyükçe Annemin
hafif göçük mezarına ürkerek gittim ruhundan fikir almaya bir çift Beyaz Zambakla
ne söyledi anlatsam ! tümüyle düş karası İstanbula yeni göç dalgası
sen de mi geldin’ dedi ? büyük torunumun çocuğu’’ -biraz mahçuptum ama çok gururlu
kokumdan tanımış hiç görmemişti beni-
-’bir toz duman kalktı burada kaosla/dünya battı da geldin yanıma dedim ruhumca ’!!
-’evvel zaman rüyasının fevkinde ikinci aşk-ı cihan harbinin ahiret tarifinde
ve bembeyaz kelebek kanatlarıyla hüznü kadim harabeliğine usulca konup
sonra kırçiçekleriyle donanmış nûr yüzünde süzülerek uçmak meleklerle’
-Büyük büyük Annemin tüm vazifesi buymuş işte !
-dünya kapısına varmadan seslendi arkamdan
-İslâmbol’a özlem için var mı bir bahane-
yoksa t’ek s’özüm beridir lâldır dilim huzru şahaneye’
-yok dedim büyük anneanne kons-tam’polis oldu asitane
yabancı olduk tanımıyor bizi hiç kimse
buradan da kovarlar ise gelemem bir daha kabrine...
..
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.