12
Yorum
24
Beğeni
4,9
Puan
990
Okunma

Duruyordu karşımda
Öylece bir heykel sessizliğinde
Bir eli pantolon cebinde,
Bakışları ise sabit, kararlı,
Üstelik vakur
Duruyordu karşımda.
Yeminliymiş gibi
Bir tek söz dahi çıkmadan ağzından.
Baktı bir süre bana
Baktı, baktı.
Anlamıştım
Hem de öyle iyi anlamıştım ki
Donuk bakışlarının ardında
Perdelenmiş acıma duygularını
Ve mahcup birazda.
Anlamıştım
Geldiği yere
Vakit geldi dercesine
Duruşu, bakışı anlatıyordu.
Bense
Yere eğmiştim gözlerimi,
Yutkunuyor, yutkunuyordum.
Her kelimeyi boğazımdan
Geri gönderiyordum.
Lâkin
O anda gök mü gürlüyordu ne!
Saatin tik tak sesleri
Gülleler gibi patlıyordu kulaklarımda.
Zaman mı durmuştu,
Yoksa tükenmiş miydi?
Kaç ölçek deprem yüreğimde
Ağlıyor muyum ne!
Uzatıyorum ellerimi,
Sarılıyorum boynuna,
İçimden gizlice
Sessiz bir fısıltı dilimden
Kendimden başka kimsenin duymadığı:
"Ama ben sensiz olamam!"
Duymuyordu, duymadı da.
Biraz daha baktı. Baktı yüzüme
Elini pantolonunun cebinden çıkarıp
Tuttu çenemden
Korkarcasına incitmekten
Kavradı yüzümü iki eliyle
Bu son bakışlarıydı gözlerime değen.
Derin derin baktıktan sonra
Dudağını bıraktı alnıma
Öptü.
Ateş gibiydi dudakları
Alnım yandı birden.
Saldım gözyaşlarımı
Gitme, gitme dedim
Bir daha içimden.
Diyemedim.
Bir daha öptü.
Sıkıca tutuyordu ellerimi,
Avuçlarının içinde.
Hiç bırakmasın dı ellerimi
Konuşuyordum yine içimden.
Bir " hoşça kal" dedi.
"Deli kız hoşça kal!"
"Hoşça kal Fatma!"
"Hoşça kal çiçeğim!"
"Hoşça kal"
04.11.2017
Fatma çiçek
(2)
5.0
94% (15)
3.0
6% (1)