0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1103
Okunma

ARAMİCE VE SÜRYANİCE: BU DİLLERDE KELİME "PAKK" VEYA "PAKH" ŞEKLİNDEYDİ VE "TUZAK, KAPAN" ANLAMINA GELİYORDU.
DAHA SONRAKİ YÜZYILLARDA BU SES "FAHH" ŞEKLİNE DÖNÜŞMÜŞTÜR. TÜRKÇEDEKİ "FAKA BASMAK" DEYİMİ DE BURADAN GELİR.
FAK KELİMESİNİ KULLANIRKEN ONUN TEHLİKELİ DENİZLERİN MERCANI OLDUĞUNU İMA ETTİM. YANİ O, BÖYLE BİR ORTAMDA YETİŞMİŞ VE ONA ULAŞMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİLMİŞ NADİDE BİR MÜCEVHERDİ DEMEK İSTEDİM.
Puduhepa
(Kral Hattuşili’den Puduhepa’ya)
Puduhepa sen Hatti ülkesine can veren parlak bir yıldız,
Sen, tebessümü geniş göz alıcı bir sedir
Ve kışkırtıcı bir serapsın
Asamın ulaşamadığı.
Soğuk bazalt taşında çarpan yüreğimsin Puduhepa
Ve avuçlarımda titreyen beyaz inci tanesi.
Kadeş sahrasından Hattuşa’ya varıncaya dek
Ayak izlerini takip edeceğim.
Fak denizlerin mercanı, kızıl dudakların şarabı
Ve karanlığı yırtan ayın donuk yüzüne dönüp
Ben yalnızca seni seveceğim.
Puduhepa sen tapınakların en gösterişli sunağı,
Sarayımın en sağlam sütunu,
Ve sen göz alıcı hilati tören alaylarının.
Puduhepa,
Kalbimin en mahrem yerinde muhafaza edeceğim seni.
Puduhepa, pak denizlerin kımıltılısı,
Puduhepa, kraliçem ben yalnızca sana meyledeceğim.
Ve soranlara
O bugün çok uzaklarda diyeceğim.
Puduhepa,
Engin denizlerin mercanı, Puduhepa kızıl dudakların şarabı
Ve karanlığı yırtan ayın donuk suretine inat
Ben yalnızca seni seveceğim.
5.0
100% (4)