1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1136
Okunma
Sevdim seni
En çokta dolunay yüzünü
gün ışıması gözlerini.
Yanaklarına mühür gibi kazınmış gamzelerini
Bulutlu gözlerinden zemheri yağmurları gibi
Boncuk boncuk inen damlaları sevdim…
Kırmızı güller açardı
Yangın yerine çevirirdi öptüğü yerleri dudakların
En çokta kenarındaki çapkın gülüşü sevdim…
Ben senin ellerini sevdim
Bereketi devşiren ellerini
Okşayışını bedenimi
Nasıl da harlanırdı, parmakların tenime değdiğinde
Soğuk kış gecelerinde...
Ben senin yüreğini sevdim
Ordulara, eşkıyalara direnen
Boyun eğmeyen, isyanını
Nasıl da taşırdın umudun bayrağını
Burca dikmek için, küçük ama güçlü ellerinle…
Ben senin ayaklarını sevdim
teslimiyetle bana gelişini
Diz çöküşünü önümde.
Durmadan, yorulmadan, usanmadan
deli taylar gibi koşuşunu.
Dağlardan, ovalardan,
Mevsimleri getirişini ellerime…
Ben senin kıpkızıl öfkeni sevdim
Çocuğa kıyanlara canhıraş haykırmanı birde
Gözlerinin çıngısını
Sesinin tınısını sevdim
Kıvılcım saçan amansız öfkenle
Nasıl da yangın yerine çevirirdin.
Cellâtların ülkesini, ocağını, yuvasını
Kıvancım olurdun kabaran yüreğimde…
Ben senin duruşunu sevdim
Dost meclisin de oturuşunu
Kalkışını, bakışını.
Hayatla dalga geçerken
Göz kırpışını...
Çiğdem çiçeklerini toplar gibi
Umudu derleyip toplarken yüreğimde
dimdik duruşunu sevdim
Bağnazlığa, dünyayı karanlığa boğanlara
göğsünü siper ettiğinde
işte, bu benim kadınım dedim
Bu benim kadınım…
26 Kasım 2018/Gömeç
5.0
100% (5)