15
Yorum
39
Beğeni
0,0
Puan
1702
Okunma

mevsim bende kış
şimdi bütün şarkıların notaları üşümekte
meçhulün ötesine giden bir gemiyle
nasıl da göçmekte vakit
martıların hiç olmadığı
hiç göç etmediği yere
yine akşam oluyor…
hükmedemiyor ruhum incecik perdelerine
şimdi hangi şehri kurşunlayım alnından
hangi köşe başı yalnızlığıma sığınayım
yahut öfkelerimle hangi lodosa karşı durayım
oysa aynı yağmurun tuzu ile yıkanmıştı gökyüzü
aynı sağanakla ıslanmıştı güneşin kirli rengi
uğruna kaç duygu daha ölecek sökülen şafaklarda
her bir nefesle kaç gelincik daha kanayacak
sokak sokak peşinden koşarken
uçuk mavi denizler içinde gizliydi anlatacaklarım
karlı dağların hırçın yamaçları gibi
dudaklar ıslak ve soğuktu
karbeyaz bir kahır buz tutmuştu düşünceleri
yağmur damlaları silmişti ayak izlerini
kimseler bulmasın
kimseler bilmesin diye
firar etmiş gibi gelmişti çölüme
geceye sızan , kalbe işleyen sır
kucaklamıştı beni
üstüne siyah peçe örtülen yalnızlığım
şimdi…
bir sen daha gömdüm içimdeki mecalsiz çığlıklara
artık sende at kendini gecenin zifiri karanlığına
bir ayrılık sonrası
yaza bildiğim tüm şiirler hüzün
kimi yakın kimi uzak
parıldayan tüm yıldızlar gece
yoksun artık…
oysa ne çok yarım kalmıştı yarına
bir çokları çoktan gitti
gölgeler sarıldı hiçliğe sımsıkı
zemheri bir boşluk oluştu her yalnızlık öncesi
farzımuhal bu kadar gizi nasıl da taşımıştı
bir o kadar derinlerde
ey akşam vakti …
şimdi ya azat et beni hapsettiğin yerden
ya da içinden söküp at gitsin
*
redfer
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.