Bugün ey sevgili dost düştün birden yadıma Bir ben değil alemler hayran senin adına Ah keşke yaşasaydım nurlu kutlu çağında Canımdan can verseydim biricik varlığına
Hayatını vakfeden Hz.Musab&
8217;ın olsaydım Varlıklı ailemi hiç umursamasaydım Vurulan prangayı gül demeti saysaydım Uhut savaşında da şehadete koşsaydım
Mübarek cemalini gören bir taş olsaydım Nurani ellerinde zikre dalıp çıksaydım Bir ömür nazarınla ömrüme nur bulsaydım Taş olduğumu bile hiç hatırlamasaydım
Uğruna siper olan Hz.Halid’in olsaydım O harp meydanlarında yolunda savaşsaydım Seni gördüğum anda kabıma sığmasaydım Okyanus ötesine adını duyursaydım
Mucizevi şekilde giden ağaç olsaydım Nurlu ummanlarına köklerimi salsaydım Sonsuzluğa her daim yelkenlerim açsaydım Yolunda dallarımla meyvelere dursaydım
Bir Fatimatüz zehra gibi kızın olsaydım Nurlu atmosferinle heran hemhal olsaydım Gözlerine bakarken cennetlere doysaydım Bir damlacık yaşına ah ben kurban olsaydım..
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Nûr-i âlemsin bugün hem dahî mahbûb-i Hudâ Eyleme âşıkların bir lahza kapından cüdâ
Gitmesin nâm-ı şerîfin bu dilimden dem-be-dem Dertli gönlüme devâdır cân bulur ondan safâ
Umarım her bir adın başka şefâ’at eyleye Ahmed ü Mahmûd Ebü’l-Kâsım Muhammed Mustafâ
Çünki denildi ona “Ve’ş-Şems” dahi “Ve’d-Duhâ” Rûyuna alnına mihr ü mâhı benzetsem n’ola
Bu libâs u hây hûy u tantana nedir dilâ Eğnine hil’at yeterken bir palâs u bir abâ
Cürm ü isyânım bir birundur gerçi hadden serverâ Sen şefâ’at kânısın geldim sana şefkat uma
Bu Muhibbî tövbe eyler tövbesin eyle kabûl Fitne-i şeytândan sakla onu yâ Rabbenâ
Kanuni Sultan Süleyman
Nûr-i âlem: Âlemin nuru Mahbûb-i Hudâ: Allah’ın sevgilisi, (Hidayet edenin sevgilisi) Lahza: An Cüdâ: Ayrılık, ölüm Nâm-ı şerîfin: Şerefli ünün Dem-be-dem: An be an Şefâ’at: Araya girme, ricâcı olma. Âhirette Peygamberimizin bazı müminler için ricâcı olması Ve’ş-şems: Güneşe andolsun Ve’d-duha: Kuşluk vaktine andolsun Rûy: Yüz Mihr ü mâh: Güneş ve ay Libâs: Giyilecek şey, elbise Dilâ: Gönül Hil’at: Yüksek makamdaki zatların beğendiği kimseye ve takdir edilen zevata giydirdiği kıymetli, süslü elbise, kaftan Palâs: Eski ve basit kıyafet Abâ: Giysi Cürüm: Suç, günah Birun: Fazla, dışarı Had: Sınır Serverâ: Baştan arkaya Kân: Kaynak Rabbenâ: Rabbimiz
not: nur-i alemsin Kanuni Sultan Süleyman'ın Muhammed Mustafa s.a.v.'e yazdığı şiirdir .
Gönlüne ve duygularına sağlık... Şahane bir şiir okudum… Sevgilerin kucaklaştığı şiir… ...............................................Saygı ve selamlar..
Mübarek cemalini gören bir taş olsaydım Nurani ellerinde zikre dalıp çıksaydım Bir ömür nazarınla ömrüme nur bulsaydım Taş olduğumu bile hiç hatırlamasaydım
Nurullah Genç in Yağmur şiirini hatırlattı bana çok güzel bir şiirdi
Bir Fatimatüz zehra gibi kızın olsaydım Nurlu atmosferinle heran hemhal olsaydım Gözlerine bakarken cennetlere doysaydım Bir damlacık yaşına ah ben kurban olsaydım.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.