1
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
1753
Okunma

bir kırlangıç türküsüdür
bozkır sabahlarında ruhumu ısıtan güneş
dumanı tüten ocaklardaki umut
yağmur sonrası toprak kokusu
gözlerinin içinde eriyip gitmek
dalgın günlerin mayhoşluğunda
göğ(s)üme tüneyen inanç
yalnız kentlerin kalabalığında tükenmez
diridir sözcüklerim dilin erozyonunda
sapakların korkunç uğultusunda incinen sesim
yarının güllerini yetiştirmede usta
kimi zaman
mermere şekil veren bu eller
bu yorgun ve hünerli
ama memelerini okşamamış bu eller
karşıdan karşıya geçiriyor sevdayı
soğuk bir kenttir y o k l u ğ u n
mülteci yüreğime sürgülenen
çocuk gözlerindeki sevinci tatmak
buğdayın altın denizinde ter dökmek
bağdaş kurup çoban sofrasına usulca
bileğinin hakkını yemek için kardeşce
omuz omuza işçiler
direniş türküleriyle "sen kavgamın çiçeğisin "
bir bir eksilen takvim yapraklarına aldırmadan
soluk soluğa sevişmelerimizden geriye
yağmurlu dudaklarının izi
kor bir alev gibi tenimde
ü
yara terbiyecisi günlerin ahı mimlenince gözlerine
menekşe retinalı kısrağa binip
gelirim yeniden
~ bir kırlangıç türküsüdür dudaklarımda
ana/dolu sözleriyle desenlenmiş
seviyorum seni
her gün yeniden ~
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.