9
Yorum
48
Beğeni
0,0
Puan
1228
Okunma

düşlerimin örtmediği yerler
üşüyor şimdi
bir izansıza
esir düşüyor
anı saydığım ne varsa
hüzün koleksiyoncusu belli
eteklerinin süpürdüğü zeminden
isminin tozu bulaşıyor üzerime
iki gözü
çekip alıyorum cımbızla
sehven kullandığım cümleleri
boşuna üzülmeyin
zira!
sizin teninizde leke bırakmaz
tehlikede yaratmaz
çevreye verdiğim zarardan ötürü
özür diliyorum hepinizden
kalbimi kırdın senelerce
rahat mı durdun
hiç olsun kötüye yorma
ikide birde soru sorma
zaten hakem kararıyla mağlubum
aslında ben bizim mahallenin bir nüvesiyim
vapurları saçlarının ucundan yakalar
parmaklarıma takılanları boğazdan geçerken
martılara atarım
her seferimde ağlak bir vaveyla
sadece ben duyarım
çamlıca tepesinin rüzgâra karışan nefesini
her defasında kız kulesine bayrak gibi asarım
bu içli itirafı;
gece demem gündüz demem yaparım
siz misiniz daha beyaz
yoksa yakamozlarınız mı ayaz
denizinizi işlemiş siniz nasılsa yüreğinize
keyfinize diyecek yok
yeşiliniz ise balayı
sız çıkıp çıkıp geliyorsunuz ya
bütün tabuları yıkarak
dibinize döktüklerinizin çetelesini tuttum
bilmiyorum yarınlara ne kalır bizden
eskitmiyorum o yüzden giymediklerimi
duyamadıklarımı dinlemiyorum
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.