0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1323
Okunma

Yıllar önce tatil için iki kez gelmiştim Didim’e. Denizini, plajlarını, koylarını beğenmiştik; ama bir tatil beldesi olarak çok da gelişmiş, temiz bir yer değildi. Dört yıl önce burada küçücük 1+1 bir yuvamız oldu. Yaz aylarını burada geçirir olduk. İlk yılımızda yine yollar bozuk, sokaklar tozluydu. Ne zaman ki Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne bağlandı, işte o zaman Didim’e sihirli bir "Topuklu Efe" eli değdi. Ana yollar, caddeler asfaltlandı, tüm sokaklar kilit taşlarla döşendi. Her yan çiçeklerle bezendi.
Didim, bir Bodrum gibi, Çeşme ya da Kuşadası gibi eğlence merkezi olan yer değil. Daha çok orta halli emeklilerin çoğunlukla yaz aylarında bir kısmının da kış aylarında kaldığı nemi az, havası güzel bir tatil beldesi. Denize sabahları girerseniz pırıl pırıl, bir çöp bile bulamazsınız.
Didim üzerine daha bir çok güzelliklerden söz edebilirim; ama en iyisi önce duygularımla anlatayım Didim’i, sonra da fotoğraflarla…
Sabah güneşi boy gösterirken daha
Üçüncü koydayım
Öyle güzeldir ki deniz
Benim gibi birkaç emekli uzanmıştır kumlara
Önce soğuk gelse de deniz
Bir cesaret attınız mı kendinizi içine
Bilin ki yeniden doğmuşsunuz
Altınkum, İkinci Koy, Üçüncü Koy, Yeşilkent, Manastır
Daha adını bilemediğim koylar
Kum, denizde pırıl pırıl su
Çarşamba, Cumartesi pazarlarında
Bu bereketli toprakların çileğine, incirine, kirazına
Doyamazsınız doğrusu
“Ne o kardeşim
Millet cebelleşirken geçim derdiyle
Sen bize neler anlatıyorsun?”
Bilirsiniz, onları da anlatırım zaman zaman
Benim de öyle hanlarım hamamlarım yok
Yıllarca çalışmış iki emeklinin maaşı
Söyledim ya daha önce
Küçücük, kutu gibi evimiz
Öyle şatafatlı bir yaşayışta değiliz
Tanıtmak istedim bu şirin tatil beldesini
Hevesi olan, yaşamak isteyen böyle bir yerde
Varsa eş, dost, arkadaş
Duysun bu emeklinin sesini
...........................................................
Numan Kurt
31 Temmuz 2018
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.