2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
862
Okunma
Tatlı anılar açar içimde binlerce düş
Ufukların ardında sınırsız hayeller
Derin patikalarda dalgın bir yürüyüş
O altın yapraklara savurup esen yeller.
Ölü sulara daldığım o yazları başıboş
Küçük bir vadide uzayıp kaybolan ırmak
Ayaklarımın altında serin kırlar ne hoş
Şahlanmış at gibi parıltısına koşmak.
İşte meyvalar, işte yapraklar ve dallar
Göklere gelin olmuş yüksek kırlarda
Güneş mağrur dağın tepesinden parlar
Zaman saklanmış gibi geçer oralarda.
Baktikca gelincik tarlalarına uzaktan
Anlarım yıllanmış hüzünler sardığını
Kanat vuruşuyla kalkar kuşlar yuvadan
Gün batarken gece anlar yanlızlığını.
Kaybolmuş bindiğim tahta salıncaklar
Kelebekler kadar masum çocukluğum
Taşlara yazdığımız o tutkulu sevdalar
Anılar tazelendikçe geçmez burukluğum...
28 haziran 2018
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.