0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
2606
Okunma
Haykırsam yankılanır sesim
Mezopotamya ovasında
Dağlar geçit olur
Karar kılar yol vermeye
Derdim o kadar büyük!
Başım kaynar sularla yıkanık
Ellerim buz tutmuş kelepçeli
Dilim hangi aksanla ağıt yakacak derdinde
Gözlerim Karadeniz gibi sisli ve bulanık
Haykırsam yankılanır sesim
Mezopotamya ovasında
Irmaklar sel olur akar
Yelken olur savurur beni
Öfkem o kadar büyük!
Gecem zemheri mevsimler yaşatır
Gündüzüme ayaz vurur seher vakitleri
Karanlığım ters köşe yaptırır aya, güneşe
Ne vakitler yaşasam
Kötürüm, belki de çilekeş rüzgarlar eser
Sen köşende duran aksim
Nereden bilebilirsin ki
Her şey masmavi ve berrakken
Körpe karanlıklar yaşandığını
Ve uçsuz bucaksız gecelerin olduğunu
Nereden bilebilirsin ki
Haykırsam yankılanır sesim
Mezopotamya ovasında
Gönlümde malum deli çalkantılar
Sesim hasret besteli
Hüznüm o kadar büyük!
Vardığım her durak uzaklaştırıyor beni kendimden
Aldığım tüm yollarda zift seli
Olsun olacak olan diyor yüreğim
Varılsın varılacak olana
Bir kere de teslim olunsun düşlere
Bir kere de şölen olsun ağıt yeri
Bilirim
Kanla sulanmıştır ekinleri Mezopotamya’ nın
Yedi düvel çile çekmiştir burda
Bilmem kaç beşik mezar olmuştur
Kaç masumun ahı yerde kalmıştır
Analar ne kahırlarla büyütmüşlerdir sılayı
Ama haykırsam yine de
Yankılanır sesim
Mezopotamya ovasında
Çünkü tanır
Yaralı yüreklerin sesini
Mezopotamya’ m o kadar büyük!
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.