0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
1230
Okunma

Dinlendirmem gerek bedenimi
tatlı bir rehavet çöktü
gayri ihtiyari kapandı gözlerim..
Olduğum yerde
üstümde bir battaniye
pelte gibi yığılıp kalmışım
sorma niye
günün yorgunluğu değil bu;
acımasızlığı yaşamın
bunca keder, hüzün yükü
keşmekeş çilekeşlik
iyilik güzellik
nankörlük kalleşlik
ömrümün dert iği
darmadağın
lime lime hayat ipliği...
Öğleden sonra bütün gün
uyumuşum deliksiz
gün neredeyse bitmiş
güneş gitmiş ardına dağın
demek ki bedenim
ancak toparlayabildi kendini
dedim ki içimden
hani senin gençlik çağın?!
Vakit alacakaranlık
akşam ezanı okundu
gün yine fena dokundu...
-II-
Öyle bir haldeyim ki
yatıp kalkmış
yarı baygın altından bıçağın
kaldığı yerden sürüyor yaşam
güzel düşler
çiçekli cennet bahçeleri
ne kadar güzel,
derindi uykum
hâyâller içinden geçip geldim
şırıl şırıl akan sular
kıyılarında gülpembe zakkum
yürek sahilinde akşam alacası
uyuyup uyandığım yer
işte o yer sevgili
dingin rüzgâr eşliğinde
saçlarında dolanıp
gezindi parmaklarım,
içimde bir deniz kurdu
usul usul öpüştük sanki
dalgalar kumsalı yaladı durdu...
-III-
ne acı ıstırap ne keder
ne de hüzün bizi terkeder
ey sevgili, dile gel
sen söyle şimdi
birlikte geçtiğimiz
yollardan ne haber
izin ver, senin ile
bir kez daha geçeyim
geçtiğimiz yollardan
izine basa basa
ne dert kalır ne tasa!
Aşkın beni ölümsüzleştiren
dokun tenime
gel yanıma yat
canıma can kat
bana ellerinin sıcaklığını ver
bengi sudan içeyim
seninle bir kez daha
ölümsüzleşsin hayat!
-IV-
Ey hayat
sen ne dersen de
yapacağımı biliyorum sana ben!
Gözlerime iyi bak
beni iyi tanı
alacağım var senden
bırakmayacağım yakanı!
Çıkmadan can bu tenden
alacağımı alacağım
acımasız
kıyasıya dilim dilim
ya bir akşam alacası
ya da şafağında günün
yeni bir güneş doğuracak
katışıksız yalın
nar tanesi
nur tanesi
aşk ile gözlerinden sevgilim...
Şaban AKTAŞ
10.04.2018
Fotoğraf: Şaban AKTAŞ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.