2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1025
Okunma

İpekten tül içinde,bulutlar yere indi
Tam Anadolu’nun yüreğinde...
Tarihin çiçeklenişiyle;
Her yana sevgiyle kanatlanmış kuşlar
Volkar Dağı yamacından kıvrılıp gelen nehre doğru uçar..
Salkım söğütler suya sarkar.
Ereğli ovasına varınca;
İpek yolunda kervanlar
Avuçlarına bu suyu alırlar..
Her yudumda sanki taçlanırlar.
Dünyayı dolaşan Pontuslu Rahip’in güzel kızı:
Heraklea adıyla da anılan..
Ela gözlü Heaklea!..
Derler zaptı zor Rum Kalesi’de adına..
Ela gözlü bağlarından akıp gider Heraklea..
Doğu Elagöz-Batı Elagöz!..
Heraklea ırmağının dili balıklar..
Volkar Dağı eteğinden öz toplayan arılar:
Kiybistraya göz kırparlar
Linkonya Ovası’na oba kurarlar.
Koyun kuzu yayarlar;
Peynir tulumları obruklarda
Yağ yayıklarda
Bazlamalar saçlarda
Gece olunca iner şebnemler tane tane
Gözükür tepelerde bir kale!..
Hısnı-ı Heraklea!..
Kayserler hükümdarı Başkürsisi
Gel gör ki bir bulut;
Her gece yer yüzüne inip;
İpekten bir tül içinde şebnemlerle giydirdiği
Pontuslu Rahip’in güzel kızı Heaklea
Gezinirmiş Doğudan batıya doğru Elagöz Bağlarında..
Heraklea-yı gören kuşlar kanat çırpar;
Ağaçlar nergise haber salar
Bir cıvıltıdır başlarmış..
Bunu gören hükümdar
Yaylalara doğru obasını kaydırmış..
Bir zaman sonra Karamanoğulları
Bu güzel şehre ulaşmış..
Fatih sultan Mehmet Turası’nı bu nehre bırakmış..
Bulutlar her gece şebnemden elbiseler içinde
Heraklea’yı sis tülü altında saklamış..
Ne sultanlar bu şehre iz bırakmış..
Bereket sembolü buğday demeti sol elinde,
Üzüm salkımı sağ elinde
Bereket Tanrısı Şantaş!!!
Karşısında Tuvana Kralı Warpalas..
Şantaş karşısında daha küçükçe;
Uzanıyor eli başak demetine..
Kuş şakımaları kimi zaman hazin lerzeyişlerle
Yakılıp yıkılan Heraklea Kalesi ile
Her zaman sis tülü içinde
Şimdi kınalı kahkül kesmiş kızlar
Kaşı üzerinde..
Dağdan hoplaya hoplaya inen keçileri
Beyaz,kırmızı,siyah kiraz bahçeleri.
Kayısı,elma,armut ve vişneleri
Üzüm ve dut pekmezi;
Ceviz ağaçlarının gizemi..
Volkar dağından süzülerek akmakta hala;
Ama Kiybistra ,ama Heraklea..
Unutulmayan bir şey var ya:
Ak Hüyük Meydanı’nda açılan çadırlarda
Kırmızı renkli Otağ-ı Hümayun:
En önde dikili direkte altı tuğra..
Direklerin başı altınla kaplı
At kuyruğundan yapılı tuğlar takılı
Gönderin başında Zerrin Alem!..
Ve gelip oba kurdu Kanunu Sultan Süleyman..
Sonra geldi Şehzade Mustafa!..
Otağ-ı Hümayün Kapısı’nda
Zazal kuşu kanadını yere vurdu
Tepelerdedki su kaynadı durdu
Rüstem Paşa yedi dilsize Şehzade Mustafa’yı boğdurdu
Su iç çeke çeke ağlamaya durdu
Barış elçisi papatyalar kurudu
Gelincikler kendini yerden yere vurdu
Hüzünle hala iç çeker Ak Hüyük suları
Er-eğli de dediler
Bu hazin iç çekişi dindiremediler..
Şehzade Mustafa Şahabettün Türbesi’nde
Misafir oldu bir süre;
Zambaklar hastalandı,güller soldu.
Seherde Bursa’ya yolcu oldu..
Derler hala zaptı zor Rum Kalesi
Bu şehirden kimler geldi geçti
Kekik özüyle bal yapan arılar gibi
Her biri iz bırakıp gitti
Burası Anadolu Ereğlisi!..
Kimi anlatıma göre Herkül Heraklüs’den de bir adı..
Yurdumun Başkürsisi..
İpekten tülden elbisesi
İçinde geziniyor hala
Ela gözlü Heraklea..
Doğudan batıya doğru akarak
Düden’deki Aktaş’ın altından
İpek yolundan Hicaz’a uzanan
Koşan küheylanlara kucak açan
Din,dil,ırk ayırmadan
İnsanlığı kucaklayan:
Mevlana,Yunus Emre,Hacı bektaş Veli
İpek Yolu’ndan kimler geldi,geçti..
Burası EREĞLİ...
Anadolu’nun yüreği!!!...
not:Kiybistra:akıntı/Başkürsi:başkent/
5.0
100% (3)